"... Bu grev havaya uçup gitse bile bir değeri var. Bu insanların çoğunluğu; soylu Amerikan işçi sınıfı gibi, sermaye ile emeğin ortaklığı gibi zırvalara inanıyordu. Çoğu artık inanmıyor buna. Sermayenin onları ne ölçüde düşündüğünü, bir karınca sürüsüymüş gibi nasıl çabucak üstlerine zehir sıkabileceğini anladılar. Onlara iki şeyi gösterdik... onlar nedir ve ne yapabilirler."
"Sanırım bu grevi kaybedeceğiz. Fakat burada o kadar gürültü koparttık ki, herhalde pamukta greve gerek kalmayacak. Şimdi gazeteler bizim olay çıkardığımızı yazıyor. Ama biz işçilere bir arada mücadele etmeyi öğrettik; işçilerin bir araya geldiğinde gittikçe daha büyük, daha büyük bir kitle haline gelebildiğini gösterdik, anlıyor musun? Kaybetsek ne çıkar ki? Yaklaşık bin işçi burada nasıl greve gidildiğini öğrendi. Bütün işçilere bir arada nasıl greve gidildiğini öğrettiğimizde belki... Bütüne bakmalısın London, yalnızca bu küçük greve değil."
"...bize kızılların alayının orospu çocuğu olduğu anlatıldı hep. Bu yalan, değil mi Mac?
Mac kıs kıs güldü.
"Nasıl baktığına bağlı. Eğer otuz bin dönüm toprağa ve bir milyon dolara sahipsen kızılların alayı orospu çocuğudur. Ama London için, bir işçi için onlar, domuz gibi değil, insan gibi yaşamanız uğruna size yardımcı olmaya çalışan insanlardır, anlıyor musun?"