"...eğer biri hayallerine doğru kendinden emin adımlar atarsa ve hayal ettiği hayatı yaşamak için çabalarsa beklenmedik bir zamanda başarıyla karşılaşacaktır. Birtakım şeyleri geride bırakacak, görünmez bir sınırı geçecek; etrafında ve içinde yeni, evrensel ve daha açık fikirli yasalar oluşmaya başlayacak ya da eski yasalar genişleyecek ve onun yararına özgürlükçü bir şekilde yeniden yorumlanacak ve de daha yüksek mertebedeki varlıkların seviyesinde yaşayacaktır. Hayatını basitleştirdiği ölçüde evrenin yasaları daha az karmaşık gözükecek, yalnızlık yalnızlık olmayacak, yoksulluk yoksulluk, zayıflık da zayıflık olmayacak."
"Düşünce, inanç, din ve vicdan sorunları, devletle birey arasındaki ilişkilerin değil, bireylerin kendi aralarındaki ilişkilerin konusudur ve bu alan özgür olmalıdır. Devletin görevi de bu bireyler arasındaki alanın özgürlüğünü güvence altına almaktır: Herhangi bir kişi, zümre ya da akımın kendi görüşünü, inancını başkalarına zorla kabul ettirmesini önlemek; özellikle de kendi olanaklarını, yani devlet iktidarı ve mekanizmasını, şu ya da bu inanç ve dinin hizmetine sunmamaktır. İşte laiklik!"
"İnsan olmayı öğrenmek": Budur eğitim!
"...Kısacası, insanı insan kılan her şeyi, dili, düşünceyi, duyguları, teknikleri, bilimleri, sanatları, ahlakı, insan 'öğrendi'. Şöyle de söylemek mümkün: 'İnsanlığa aday' olarak doğarız; insanlığın kültürel birikimini eğitimle öğrenerek 'insanlaşır'ız."