Ahmet Korkut

Yaşıyorum. Direniyorum. Çabalıyorum. Sonra bir an durup bakıyorum: Bu bekleyiş, bu çabalama boşuna mı? Kendime soruyorum, gerçekten bir amacım var mı? Çoğu zaman cevabı bulamıyorum. Sadece hayatta kalabilmek için nefes alıyor gibiyim. Siz de dersiniz elbette: “Amaçsız hayat olur mu?” Haklısınız, olmuyor. Bedenim hâlâ ayakta ama ruhum çoktan çökmüş, adım atacak gücüm kalmamış. Günler birbirini tekrar ediyor ve her şey boşu boşuna geliyor artık. Tükendiğimi hissediyorum ama aynı zamanda biliyorum ki hâlâ yapacak şeylerim var. Mecburen de olsa, istesem de istemesem de, devam etmem gerekiyor. Peki… Ne yapmalı? Gerçekten ne yapmalı?
Duygu ve Düşünce
Reklam
Kendimi Kandıramıyorum Artık
Bir yere varacağım sanıyordum. Hep öyle söylediler çünkü; "Sabret, mücadele et, çabalarsan olur." Oysa ben en çok kendime sabrettim. En çok kendime yalan söyledim. "Geçici" dedim. "Şartlar böyle" dedim. "Zamanla düzelir..." Ama içim içime sığmıyordu. Her sabah, bir başkasının hayatıymış gibi uyanıyordum kendi sabahlarıma. Kendimi motive etmeye çalıştım. Defalarca. Ama artık kelimeler yetersiz, cümleler boş. Bir yerde durdum ve sessizce itiraf ettim kendime: "Kendimi kandıramıyorum artık." Ben sadece bir şey olmak istemiştim. Bir amacım olsun, çabamın bir karşılığı olsun, içimdeki boşluk susmayı öğrensin istemiştim. Bir taş koymak istedim kendimce bu hayatın duvarına — ama harç hep başkasının elindeydi. Ben taşı tutarken, onlar duvarı çoktan örmüştü bile.Şimdi fark ediyorum: sustukça ben değil, bir başkası yaşamış benim yerime...
Duygu ve Düşünce
Dünyayı değiştirecek gücüm yok, ama kendimi değiştirmek için yazıyorum. Tanımaya çalışıyorum kendimi, ve belki de sadece kendime ait bir yol arıyorum.
Duygu ve Düşünce
Mutluluğu en ufak şeylerde arayan biriydim... Ne var ki Tanrı, onları bile layık görmedi bana.
Duygu ve Düşünce
Allah'ın Kulu Arafta
Ölmek istedim, olmadı. Ölüm bile bana kapılarını kapattı; sanki dünyaya mahkûm eden görünmez bir zincir var boğazımda. Yaşamak istedim, o da olmadı. Hayatın ışığına uzandım, elim hep yarım kaldı. Ne ölümü becerebildim, ne yaşamı. Tam ortasında, ne oraya ait ne buraya yakın bir yerde, arafın soğuk merdivenlerinde oturuyorum şimdi. İnsanın ruhu iki yana çekilirken, hangi yöne düşeceğini bilememesi var ya… işte tam orada kaldım. Ne bir adım ileri atabiliyorum ne de geri dönebiliyorum. Düşüncelerim birbirini yiyip duruyor; biri yaşa diyor, diğeri sus ve bitir diyor. Ben ise sadece bakıyorum; boşluğa, kendime, olmayan bir çıkışa. Araftayım… Bir kararın eşiğinde değil, karar verememenin çukurundayım. Ne ölümü hak edecek kadar cesurum, ne yaşamı sürdürecek kadar güçlü. Sanki ruhum bekleme odasında unutulmuş bir hasta gibi; kimse gelmiyor, kimse almıyor.
Duygu ve Düşünce
Reklam