Ölmek istedim, olmadı. Ölüm bile bana kapılarını kapattı; sanki dünyaya mahkûm eden görünmez bir zincir var boğazımda. Yaşamak istedim, o da olmadı. Hayatın ışığına uzandım, elim hep yarım kaldı. Ne ölümü becerebildim, ne yaşamı. Tam ortasında, ne oraya ait ne buraya yakın bir yerde, arafın soğuk merdivenlerinde oturuyorum şimdi.
İnsanın ruhu iki yana çekilirken, hangi yöne düşeceğini bilememesi var ya… işte tam orada kaldım. Ne bir adım ileri atabiliyorum ne de geri dönebiliyorum. Düşüncelerim birbirini yiyip duruyor; biri yaşa diyor, diğeri sus ve bitir diyor. Ben ise sadece bakıyorum; boşluğa, kendime, olmayan bir çıkışa.
Araftayım… Bir kararın eşiğinde değil, karar verememenin çukurundayım. Ne ölümü hak edecek kadar cesurum, ne yaşamı sürdürecek kadar güçlü. Sanki ruhum bekleme odasında unutulmuş bir hasta gibi; kimse gelmiyor, kimse almıyor.