Uzuuuunca bir aradan sonra merhaba!
Vizeler gezme-tozmalar KPSS tez derdi derken tamamıyla okur kimliğimi unuttum Öyle yoğun bir süreç oldu ki planlama dahi yapmaya vaktim olmadı bu sıra Olsun, halimden memnunum veeee buradan evrene daha çok seyahat temennileri yolluyorum
Osman Bayraktar’ın kaleminden çıkan Yol Hakkı, ismiyle beni cezbetmiş, içinde tasavvufi bir yoldan söz edecek sanmıştım. Ama yanılmışım Gezdiği gördüğü yerlerin hakkını vermek istemiş ve bir seyahatname yazmış Bizim gibi kendisi gezmeyi görmeyi sevenler için biraz kedinin ciğere bakması gibi oluyor bu kitabı okumak ama
Yer yer farklı kültürlerdeki bize değişik gelecek şeylerden de söz edilen kitapta gezilen yerler İslami bir hassasiyetle ve bunun kaygısı dahilinde anlatılmış
Kitap içinde en çok hoşuma giden kısım “Yol Çağırdığında..” diye ayrı bir bölüm var ve orada Mekke&Medine ziyaretlerini anlatmış yazarımız. İşte bu bölüm buram buram hasret kokan bir okuma oluyor.
Evliya Çelebi’ye “seyahat Ya Rasulallah” dedirtip 7 iklim 18 padişahlık yer gezdiren Allah’ım, bana da çok çok yol nasip et
Selamlar! Bugün ünlü yazarların ‘dilinin tutulmasına’ sebep olan bir David Sedaris kitabıyla geldim
Öncelikle yazar hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Kendisi LGBTI’nin G’si, yani bir eşcinsel. Şahsen bu konudaki görüşüm belli; tasvip etmemekle birlikte taşkın faaliyetleri bulunmayıp kendi halinde yaşayanlara saygı duyuyorum. Toplum yapısını ve nesli bozduğu gerçeği apaçık ortadayken böyle bir şeye özendirmenin savunulabilir bir yanı olmadığını düşünüyorum ancak konumuz bu değil Eveet kitaba dönelim, yaklaşık 2 aydır elimde sürünüyordu, nereye gitsem yanımda götürüyorum ama açıp 2 sayfa okumaktan öte gidebilmiş değildim. Birkaç kitabı birden götürme alışkanlığımı ‘yarım bırakılan kitap hafıza zayıflamasına neden oluyor!’ duyumundan sonra -ki nereden duydum hâlâ bilmememe rağmen buna inandım- terk ettiğimden mütevellit bir başka kitaba başlamaya da elim bir türlü gitmedi. En son biraz da kaçamakla araya birkaç kitap sıkıştırdım tabi
Kitabın öyle ilginç bir üslubu var ki adaptasyon sağlamakta oldukça zorlandım. Bazen anlatıp anlatıp bir sonuca bağlamadığı bölümlerde duraksamama; bazen de birbirinden tamamen bağımsız görünen ama tümü bir adamın hayatını içeren kitapla aramın soğumasına sebep oldu. Güçlü bir mizahı olan yabancı yazarları okumaktan hep çekinirim çünkü çeviri hatası ya da mecazların dillerce farklılık göstermesi genelde o yazarı anlamamıza engel oluyor ve “E bu nasıl mizah ben hiç gülmedim”le sonuçlanıyor. Belki de bu öylesi bir kitap değildi ancak yine de tam olarak anlayabildiğimi düşünmüyorum.
Eserde toplumda normal gibi görünüp aslında çok absürt olan zihin yapılarına da göndermeler mevcuttu ve benim en çok altını tekrar tekrar çizdiğim yerler de buralar oldu.
Bu arada yazarın Türkçe’ye çevrilmiş eserleri arasında “Hadi Baykuşlarla Diyabet
Bugün aklımda onlarca şiirden onlarca ayrı satır dolaşıyor, bi şair çıkmış ‘şu aranıp duran korkak ellerimi tut’ diyor, öteki ‘Aysel git başımdan ben sana göre değilim’..
Daha önce Jane Austen hiç okumadım. Kendisi hakkında biraz fikir edinebilmek amacıyla bu kitabı tercih ettim. Farklı kitaplarından alıntılar ve yarım hikayecikler diyebileceğim 5 bölümden oluşuyor. Üslubu ve tarzı genel anlamda ‘ben sizden çoook önceki nesillerde yazıldım’ diyor. Austen İngiliz toplumu erkek-kadın ilişkilerindeki absürt ‘seçme-seçilme’ tutumunu, gelenekleri, toplumdaki sınıfsal ayrıştırmayı eleştiriyor ve bunu keskin bir dil kullanarak değil mizahıyla kıvrak zekasıyla yapıyor. Hikayeler genel olarak yarım kaldığı ve bazılarının entrikalı halleri bende merak uyandırdığı için en kısa zamanda ‘Aşk ve Gurur-Gurur ve Önyargı’ eserinin tamamını temin edeceğim bir yazar.
“Evet. Biz gerçekten de sizi, sizin bizi unuttuğunuz kadar çabuk unutmuyoruz. Bu belki de erdemimiz değil ama kaderimiz. Elimizden başka türlü gelmiyor. Evde sessizlik içinde, kapalı hayat sürüyoruz ve hislerimiz bizi ele geçiriyor. Sizler bir şeylerle uğraşmak zorundasınız. Sizi hemen dünyaya geri döndürecek bir mesleğiniz, meşgaleniz, işiniz var hep ve sürekli bir şeyle meşgul olmak sürekli değişikliğe maruz kalmak hisleri kısa sürede zayıflatıyor.”
EvlilikJane Austen · Can Yayınları · 20202,520 okunma