Buz dağının suyun üzerinde kalan, görünen
kısmı bilinç; suyun altında kalan, görünmeyen ve ondan kat kat
daha büyük olan kısmı ise bilinçaltıdır. Bu görüşe göre bilinçaltında yaşamak, tabii ki eğer oraya ulaşabilirsek, diğerinden daha kolaydır. Fakat çok büyük sorunları da peşinden getirecektir. Çünkü
zihnimizin o suyun altında kalan tarafı, görmek istemediğimiz,
saklamaya çalıştığımız, baskıladığımız her şeyi de gün yüzüne çı-
karmak demektir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Devlet” kitabının en başında çözümlemeye çalıştığı, “İyiyle-kötü,
eğriyle-doğru nedir?” Sorularıydı bunlar. Eğer insan, hayatının en
temeline bu soruları koyar ve doğruyu, iyiyi bulmaya çalışırsa, hata
yapmaz diyordu.
Levent ise kendi makamında, kendi odasında, onların çaprazına gelen bir noktada, ayakta dikiliyordu. Elini, ayağını nereye
koyacağını bilemiyordu. Bu duruma nasıl düşmüştü? Sorgulamak,
hakkında detaylı bir iddianame hazırlamak ve gerekirse tutuklama isteğiyle mahkemeye sevk etmek için getirdiği adam, şu anda
İçişleri Bakanının karşısında kahvesini yudumluyor, o ise ayakta
dikilip onların sohbet etmesini dinliyordu.