Düşün ki bütün gün burada oturup kitap okumak zorundasın. Hava kararana kadar at nalı oynayabilirsin tabii, ama sonra işte buraya gelip kitap okumaktan başka yapacak bir şeyin yok. Kitaplar işe yaramıyor. Insanın yanında olacak birine ihtiyacı var." İnlemeyi andıran bir sesle devam etti: "İnsan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun." Ağlamaya başladı. "Sana bir şey diyeyim mi? Insan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır."
"George geri dönecek," dedi Lennie korku dolu bir sesle
kendini teskin etmeye çalışarak. "Belki de dönmüştür bile.
Gidip bir bakayım ben."
Crooks söze atıldı hemen: "Seni korkutmak istemedim.
Dönecek George tabii ki. Ben kendimden söz ediyordum.
Gece burada tek başına bir adam düşün, işte ya kitap okuyor ya da bir şeyler düşünüp öylece oturuyor. Bazen düşüncelerini birine söylemek ister doğru mu yanlış mı diye ama kimsesi yoktur işte. Bir şey görünce bile onu gördüğünden tam emin olamaz, gösterecek kimsesi olmadığından. Yanındakine dönüp, 'Gördün mü sen de?' diye soramaz ki. Bilemez ne gördüğünü. Soracak kimsesi yoktur. Ben de burada bir şeyler gördüm. Sarhoş da değildim. Uyukluyor muydum onu bilmiyorum. Yanımda biri olsaydı, 'Uyukluyordun, derdi belki bana, ben de o zaman, "Tamam, derdim kendi kendime, 'öyle bir şey görmemişim. Ama şimdi hiç bilemiyorum görüp görmediğimi."