Sizi uzun bir yolculuğa çıkaracağım . Siz de okurken benim gibi bazen şaşıracak bazen onaylarcasına baş sallayacaksınız . Her dalda dokunuşu bulunan filozofun felsefesini okurken yeni şeyler öğrenecek ya da bildiğiniz şeyi size hatırlatacaktır.
Derin bir nefes aldıysanız okumaya başlayabilirsiniz
Aristo tümelden yola çıkılarak tikeli kavrama sorusunu ortaya atan ilk kişiydi.
Aristo şöyle diyor "her nesne belli özelliklere ya sahiptir ya da değildir. belli bir şeyde var olan ya da olmayan bu özelliklere ya da genel kavramlara Kategoriler ismini verir,on kategoriye ayırır bunlar:varlık, nicelik, nitelik, ilişki, zaman,yer ,konum, iyelik,etken ve edilgen olarak açıklar. Bu kategorilerden ilki yüklemin eş-uzamlı olup olmadığını belirler .Öznenin ve yüklemin eş-uzamlı olup olmaması sonucunda düşünceler, çıkarımlar ve kıyaslamalar oluşur. İkinci analitikte aristo tümden gelim(dedüksiyon) öğretisini sunuyor. Ona göre bilimin görevi olayların nedenini kavramaktır. Tümden gelim ve tümevarım birbirine ters işlemlerdir ve ikisi birlikte bilimi oluşturur. Gerçeğe her zaman her yerde gözlemle değil düşünceyle ulaşılır gözlemse bizi gerceğin varlığına, yani onun belirli olaylar içerisinde bulunduğuna ikna eder. Potansiyel olarak zihin kapasitesi bütün genel kavramları içerir. Gerçekten de onlara sadece öğrendiği zaman sahip olur.
Aristo ideaları ve kavramların varlığını değil, bu varlığın maddeden ayrı olmasını kabul etmiyor. Ariatonun tümden gelim yöntemine örnek olarak bütün insanlar aciz,her diktatör kötü insandır, o hâlde bütün diktatörler acizdir. Aristonun gözlem ve deneye yatkınlığına rahmen tutarlı ve düzenli bir ampirist olamadı. Aristonun doğa hakkındaki çalışmaları skolastik düşüncenin temellerini attı. Doğaya kendi hayal ürününü atfetme isteği sonucunda Aristo