Hukukun sosyal değişimi etkileme gücü ona esin kaynağı olmuş ve onu güdülemişti. O zamanlar sadece Connecticut'lı zengin bir çocuk değildi.
Kendini gerçekten bir iyilik gücü, başkalarına
yardım etmek için becerilerini kullanan bir sosyal iyileştirme aracı olarak görüyordu. Bu hayali, yaşamına anlam katmıştı. Ona bir amaç vermiş ve umutlarını alevlendirmişti.
Julian'ın çöküşünde, mesleğiyle olan solmuş bağlantısından fazlası vardı.
Aklı başında insanlar evlerinde aileleriyle vakit geçirirken, biz,
saatin iki kölesi,
çelik ve camdan bir anıtın altmış dördüncü katında dünyayı elimizde tuttuğumuzu düşünerek
başarının aldatıcı bir uyarlamasıyla körleşmiş halde canımızı dişimize takmış çalışıyorduk.
Julian'la daha çok zaman geçirdikçe onun kendini daha derine gömmeye çalıştığını görebiliyordum.
Bir tür ölüm arzusu varmış gibiydi.
Hiçbir şey onu tatmin etmiyordu.
Bazıları kişisel gelişim alanının zaten çok dolu olduğunu söyledi. İlk seminerime yirmi üç kişi katıldı. Yirmi biri aile bireylerimden oluşuyordu. İnat ettim. İnsanlar başka ülkelerde de kitabımın yayımlanacağı hayalime güldüler. Kahkahalarına aldırmadım.
Çünkü eğer başkalarının eleştirilerine kulak asarsanız asla muhteşem şeyler başaramazsınız.
Günümüzde seyyahların hep acelesi var; telaş içinde, her ne pahasına olursa olsun diyerek geliyorlar, ama gelmek bir yolun sonuna varmak demek değil. İnsan her menzilde bir yere varır, her adımda gezegenimizin gizli kalmış bir yüzünü keşfedebilir, bunun için bakmak , istemek, inanmak, sevmek yeterli