Üzüntü, varlığın tam kalbindedir. Kalbi diğer bütün tüm duygulardan arındırırsanız eğer geriye üzüntü kalır. Kişi üzüntüye sonsuza dek tutunmak zorunda değildir. Üzüntüyü bırakmak bilinçli bir şekilde nefes almaya benzer. Nefes al, gözünden bir damla yaş aksın, nefes ver. Nefes al ve gülümse. Kendine karşı nazik ol.
Kendilerini anne babaları, eşleri, kardeşleri ya da iş arkadaşları üzerinden tanımlayan kadınların kendi gerçek hislerinin peşine düşebilmek için pek bir enerjisi kalmaz. Onlara kendilerini düşünmenin bencillik olduğu öğretilmiştir. Ya da kendilerine atfettikleri aşırı önem onların diğerleri ile kurmuş oldukları bağımlılık ilişkisini görmelerine engel olur. Sürekli "Bunu ben yapmazsam eğer kimse yapmaz" deyip dururlar.
Ne yazık ki bu devirde vicdan, insanların kararlarını değiştirmiyor. Sadece derinlerde bir yerde sızlıyor, sonra üstü çeşitli buluşlarla kapatılıyor. Böylece yolcu tuttuğu yolda yürümeye devam ediyor.