Bütün mutluluklar birbirine benzer fakat, mutsuzluğun kendine has bir hikayesi vardır. Mutsuzluğun kendi zatında uzun, lirik bir hikayesi vardır. Yaşayanlar bilir.
Hava nasıl oralarda?
Issız mı yine?
Günbatımı hala ateş kırmızısı mı?
Orman yolundaki kuşlar şarkı söylüyorlar mı?
Yollamaya cesaret edemediğim mektubu kabul eder misin?
Söylemeye cesaret edemediğim itiraflarımı dinler misin?
Zaman geçecek mi?
Güller solacak mı?
Şimdi elveda deme vakti
Esip geçen yel gibi
Gölgeler gibi
Tutulmamış sözlere
Sonsuza mühürlenmiş aşklara
Bileklerimi öpen çimenlere
ve beni takip eden küçük adımlara
elveda deme vakti.
Karanlık çöküyor sanki
Yeniden bir mum yanar mı?
Kimse ağlamasın diye
ve seni ne çok sevdiğimi
bil diye
dua ediyorum.
Sıcak bir yaz gününün ortasında uzun bir bekleyiş
Babamın yaşlı yüzüne benzeyen eski bir patika
Yalnızlık bile yabani bir çiçek gibi ürkek, yüzünü çeviriyor.
Nasıl sevdim seni
Sessiz şarkını duyunca nasıl titredi kalbim
Dualarım seninle
Kara nehri geçmeden önce
Ruhum son nefesiyle
Proleter anneler çocuklarını dışlamışlardı, ama bunu yaparken kuşkuya yer bırakmamışlardı. Çocuklar dışlandıklarını biliyorlardı; sokağa döküldüler ve kendilerine yeni yoldaşlar buldular. Durumlarında hiçbir kaçamak yoktu. Dünyalarını - iyi de olsa kötü de olsa- tanıyorlardı ve kendilerini dünyalarına yerleştirebildiler. Oysa orta sınıfın genç kadınları ailelerinde hep aldatılmışlardı. Onlar hala sever gibi görünen anneler tarafından dışlanmışlardı. Kaygılarının gerçek kaynağı sadece dışlanma değil, buydu. Daha derin kaynaklardan gelen kavrayışları karakterize eden bu anlık aydınlanma ile, kaygının, içinde olunan dünyayı tanıyamamaktan, kişinin kendini, kendi varoluşuna yerleştirememesinden geldiğini gördüm.
Anlayış ve sevgi, sadece yaşla gelen bir bilgeliği gerektirir. Ama bu bilgeliğin gelişiminin en yüksek noktasında ortadan silineceğiz.
...
Her birimiz sadece yıldan yıla sararan bir anı olacağız.
Mit terimini bugünkü saptırılmış asılsızlık anlamında kullanmıyorum. Böylesine bir hataya ancak, deneysel olgu toplama iptilasıyla kendisinden geçip, insan tarihinin çok daha derin bilgeliğine kendisini kapatan bir toplum düşebilirdi.