Santo

Santo
@Santo84
Ray Bradbury - Fahrenheit 451 incelemesi
Puan vermedi·208 syf.··
2019 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2019 22:05
Fahrenheit 451 okuduğum ilk bilim kurgu klasiğiydi. 1953 yılında Bradbury tarafından yazılan kitap, aslında güzel bir distopya örneği olarak karşımıza çıkıyor. Kitabın beni şaşırtan tarafı, yazarın o yıllarda, neredeyse günümüzden 60 yıl önce bugünün dünyasını gözler önüne seriyor oluşuydu. Guy Montag adında bir itfaiyeci ve onun yaşadıkları etrafında şekillenen hikaye, artık kitapların okunmadığı, onların hiç bir değerinin olmadığı, insanların bu kitaplarda yazılan bilgilere ihtiyaç duymadığı ama buna karşın özellikle televizyon gibi daha insanları eğlendirebilen teknolojilerin ön plana çıktığı distopik bir gelecekte geçiyor. Bahse konu bu gelecekte, Guy Montag bir itfaiyeci ve itfaiyecilerin görevi yangın söndürmek değil, tersine yangın çıkarmak ve özellikle her türden kitapları yakıp yok etmek. Çünkü onların bakış açısına göre insanlar mutlu olmak için eğlenebilmeli, işte kitaplar da tam bu anda insanları daha fazla düşündürdükleri, sorgulamaya yönlendikleri için mutsuz kılan, yok edilmesi gereken şeyler. Spoiler vermemek adına incelemeyi burada bırakmak istiyorum. Söylemek istediğim son nokta; yazarın olayları anlatırken başvurduğu uzunca sonu gelmeyen cümleler, oldukça fazla benzetmeler, konular arasında geçişlerin okumayı biraz güçleştirdiğini söylemeliyim. Belki de çevirisinden dolayı da olabilir bu durum. Yine de Bradbury'nin bu eserini distopik romanları sevenler çok severek okuyacaklardır. Bana gelince, sırada Aldous Huxley'nin "Cesur Yeni Dünya" romanı var gibi görünüyor..
Edebiyat
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yeraltından Notlar-İnceleme
Puan vermedi·140 syf.··
2019 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2019 19:39
Dostoyevski'nin "Yeraltından Notlar" kitabı yazarın diğer kitaplarındaki anlatım tarzına ve karakter çözümlemelerine bakmak için iyi bir giriş olabilir kanaatindeyim. Yani önce bu kitabı okumak hem kısa bir kitap olması hem de buna rağmen yoğun anlamlar barındırması nedeniyle faydalı olabilir. Bu kitapta isimsiz bir kahramanın bir nevi otobiyografisi ile karşılaşıyoruz. İki kısımdan oluşan kitabın aslında direkt olarak otobiyografik diyebileceğimiz kısmı ilk kısım. İkinci kısım biraz daha öykü tarzında yazılmış ve bu öykü içerisinde aslında yazar yine kendi iç dünyasını okuyuculara sunuyor. Yalnız şunu söyleyebilirim ki, ben ilk bölümü okurken aşırı zorlandım. Karakterin iç dünyasının sunumu yapılırken, gerek kullanılan devrik cümleler gerek konular arasındaki kopukluk zihnimde bir bütünlük kurmamı engelledi. Bir an önce bitirip öykü kısmına geçmek istedim. Öykü kısmına geçtiğimdeyse Dostoyevski'nin kalitesi bir kez daha ortaya çıkmıştı. Kesinlikle daha akıcı ve karakterin o iç dünyasından gizemli bir yolculuğa çıkarıyor yazar bizi. Şunu da bilmeniz de yarar var sevgili okurlar; ilk bölümü sıkıcı diye okumadan geçmeyin, çünkü tahmin edeceğiniz üzere ilk bölüm, kitabın ikinci bölümüne önemli bir altyapı oluşturuyor. Olayı daha rahat kavramamıza imkan sağlıyor. Gelelim "spoiler" vermeden kitap hakkındaki izlenimlerime; Dostoyevski'ye yeni başlamak isteyenlerin bu kitaptan ya da "İnsancıklar"dan başlamasını tavsiye ederim. Zira ilki bahsettiğim üzere yazarın neredeyse tüm kitaplarında var olacak karakter çözümlemelerine imkan tanırken; ikincisi de yazarın gençlik yıllarında yazdığı ilk kitabı olması. Yeraltından Notlar'da yazar isimsiz, biraz kendini beğenmiş, aynı zamanda diğer insanlar tarafından pek de sevilmeyen, arkadaşı neredeyse hiç olmayan bir yeraltı kahramanı
Edebiyat
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,8bin okunma
Kafka-Şato incelemesi
Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2019 21:46
Merhaba sevgili okurlar; Şato romanı benim Dönüşüm'den sonra okuduğum Kafka'nın ikinci romanı. Bu roman içerisinde de yine Dönüşüm'de olduğu gibi bir iş düzeni eleştirisi hakim. Fakat burada bir ayrıma gidiyor Kafka, Dönüşüm'de iş hayatının, sermaye kazanımının bir insanı insanlaşmaktan çıkardığı ve adeta hissizleştirip kendine yabancılaştırdığı eleştirisi getiriyordu ve bunu da bir böcek metaforu üzerinden yapıyordu. Şato romanında ise Kafka, iş hayatındaki sıkı bürokratik düzeni sağlam bir eleştiriye tabi tutuyor ve tabiri caizse bürokratik düzenin içine okuyucuyu hapsederek, bu durumu daha gerçekçi bir şekilde yaşamasını sağlıyor. K. olarak kısalttığı asıl adının söylenmediği baş karakterimiz aslında bir Kadastrocu ve bilmediği daha önce gelmediği bir köye soğuk bir kış günü atandığı anda hikayemiz başlıyor. Karakterimizin amacı atandığı bu köyde Şato'ya ulaşarak oradaki amirle ya da Kafka'nın tabiriyle "Bey" ile görüşebilmek ve işe başlamak. Aslında Şato da köydeki toplumsal yaşamı, siyasi düzeni bürokratik açıdan tanımlayan bir sembol olarak karşımıza çıkıyor. Bu bürokrasi içerisinde amirlerin kendilerini çok tepelerde görmeleri, insanlardan, toplumdan neredeyse uzaklaşmaları ve sadece ihtiyaç olduğunda toplumla ya da köy halkı ile iletişime geçmeleri bana göre Kafka'nın romanda vurguladığı önemli noktalardan biri olmuş. Bununla beraber Kafka, bürokratik düzen eleştirici içerisinde bazı duygusal ilişkileri de ihmal etmemiş. Sonuç olarak, eğer biraz politik düzen eleştirisi anlatımlarından hoşlanıyorsanız bu romanı keyifle okuyacaksınız.
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma