“Bu haftanın sonunda başıma neler geleceğini bilmiyorum. Hep iyimser bir insandım ama zaman beni buruk, yalnız ve üzgün bir kadına dönüştürmekte ısrar ediyor.”
“Ah Nastenka, ah!”
Kitabı okurken durup durup içinizden bunu söylüyorsunuz.
“Ah Nastenka, ne gereği vardı? O bunu hak etmemişti...” diye hayıflanıyorsunuz kitabın sonuna kadar.
Kitap 5 öyküden oluşuyor:
•Beyaz Geceler
•Başkasının Karısı
•Noel Ağacı ve Nikâh
•Haysiyetli Hırsız
•Yufka Yürekli
Beyaz Geceler, ismi bile bilinmeyen sadece “Hayalperest” olarak bildiğimiz 26 yaşındaki sefil bir adam ile henüz 17 yaşında olan Nastyenka'nın 4 gecede olup biten bir aşk hikâyesi. Artık bilmeyeni kalmamıştır diye düşünüyor ve detaylı anlatımına girmiyorum :) sadece “Ah Nastenka, ah!”
Başkasının Karısı
En komik eserlerinden birisi buydu bence. Karısının kendisini aldattığı kuşkusuna kapılıp, başına olmadık işler açan Ivan Andreiç'in gülünç hikâyesiydi.
Noel Ağacı ve Nikâh
İkisi de tek bir hikâye. Okurken biraz ürperiyorsunuz. Korkudan değil. Bence konusunu anlatmayayım spoiler olma ihtimali yüksek. Ama üzücü olsa da güzel ve enteresan bir hikâyeydi.
Haysiyetli Hırsız
Birkaç aydır @merakli_bi_okur ile okumayı çok merak ettiğimiz bir öyküydü çeşitli ismi var ama bulması biraz zordu. Tesadüf eseri burada buldum. Gerçekten çok beğendim. Emekli asker Astafiy İvanoviç'in kiraladığı bir odada ev sahibi ile başına gelen hırsızlık sonrası, iki yıl evvel yine karşılaşmış olduğu bir hırsızlık olayını anlatmasıyla başlıyor hikâye. Çok üzücüydü. Yaptığı suçun diyetini ödeyen bir hırsızın hikâyesi...
Son olarak da Yufka Yürek...
En çok beğendiğim hikâye de bu oldu. Birdenbire nişanlanan Vasya Şumkov, hem ev arkadaşı hem de meslektaşı olan Arkadiy İvanoviç Nefedeviç'e bu mutluluğunu açar. Fakat önünde 2 gün içinde bitirip vermesi gereken yazılar vardır ve aceledir. Vasya Şumkov, yazıları yazmaya başlar fakat gittikçe düşünceler beyninde yarış atı edasıyla koşturur.
“Vasya'nın elinden her şey gelirdi. Ama af dilemek, neden, nasıl olacaktı? Mesele o da değildi. Mesele, Vasya'nın üzerine aldığı işi bitirmemiş olması, kendi kendini suçlaması, bahtsız hissetmesi, mutluluğun altında ezilmesi, kıvranması, bunu hak etmediğini düşünmesi ve nihayet o aşamadan sonra sürekli kendine bahane aramaya başlamasıydı.”
Sayfa 189 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Çünkü beni neden bu kadar sevdiğini bilmiyorum! Ya Arkadiy, bu sevginle beni öldürebileceğini biliyor musun? Biliyor musun, özellikle de yatağa uzanıp seni düşündüğümde (çünkü uykudan önce hep seni düşünürüm) kaç kez gözyaşlarına boğuldum, yüreğim çarpıp durdu, çünkü, çünkü.. işte çünkü, beni öyle seviyorsun ki, bense yüreğimi hiçbir suretle hafifletemiyorum, sana nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum...”
Sayfa 187 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu