Uygarlık,insanı daha çok kan dökücü yapmadıysa bile,eskiden olduğundan daha iğrenç,daha kötü bir kan dökücü yapmıştır.Eskiden kan dökmede bir adalet arayışı vardı ve insanlar öldürmeleri gerekenleri vicdan rahatlığıyla yok ederlerdi.Günümüzde ise, kan dökmeyi iğrenç kabul etsek de,bu iğrençliği eskiden olduğundan daha çok yapıyoruz.
Aslında,kırk yıldan fazla yaşamak yakışık da almaz,basitliktir,ahlaksızlıktır! Kırk yaşından sonra kimler yaşar?Dürüstçe,içtenlikle cevap verin bana..İsterseniz size ben söyleyeyim kimlerin yaşadığını:Budalalar,alçaklar yaşar kırk yıldan fazla.Yaşlıların,bütün o saygıdeğer ihtiyarların,ak saçlı ve pek hoş kokan yaşlıların hepsinin yüzüne söylüyorum bunu!
Ben yalnızca huysuz olmayı değil,hiçbir şey olmayı da beceremedim.Ne huysuz,ters biri olabildim,ne iyi,ne aşağılık,ne dürüst,ne kahraman,ne de bir böcek..Şimdi köşeme çekildim,hiçbir şey olmayı başaramamış,yalnızca bir aptal olabilmiş akıllı biri(hiçbir şeye yaramayan) olduğum için öfkeli bir teselliyle kendimi avutuyorum.
Etrafımdaki her şey hapishane;hapishaneyi hem insan hem de parmaklık ya da sürgü olarak görüyorum.Bu duvar taştan bir hapishane,bu kapı tahtadan bir hapishane,bu zindancılar insan kılığına girmiş bir hapishane.