Hayatımız sefillikten, kölelikten başka nedir ki! İşte, tüm çıplaklığıyla gerçek budur. "Peki, bu durum, Doğa'nın bir yasası mıdır? Ülkemiz, topraklarında yaşayanlara düzgün bir hayat sunamayacak kadar yoksul mudur? Hayır, yoldaşlar, asla!
Ağır yaralıları sedye üzerinde çıkarılıyordu, benzi atmış yüzleri, şefkatle sarmalanıyor ve ihtiyatla teselli ediliyordu. Bütün vahşetin iğrentisi yüzlerinden okunuyordu. Kolları parçalanmış, yaralanmış ve vücutları yanmış; bir gençlikten geriye kalan vahşet ve yaşlanmışlıktı...