Sabır, umut, bahane... Yaşamımızı şekillendiren güçlü dürtülerin toplandığı bir İtalyan klasiği. Hayatını bir bilinmezlik için adayan insanlar sürüsü, hepsinin kendi ardında yatan ilkeleri, içsel muhasebeleri ve kucakladıkları yeni yaşamları: Kale. Kimse yarın ne olabileceğini bilmeden yaşıyor bu romanda ve öyle alışmışlar ki alışmaya, olumsuz da olsa bir şeyler yaşansın istiyorlar. Hayatlarını değiştirecek ve yıllar yılı beklediklerine değecek o olayın yaşanması için içten içe ümitlerini tazeliyorlar. Derken zaman geçiyor ama bazı hisler bir türlü değişmiyor.
Herkesin kendisinden bir parça bulabileceğine emin olduğum, hızlı bir akışı olmayan fakat sade ve anlaşılır bir anlatımı bulunan bir eser. Bana kalırsa, yaşamın belli dönemlerinde okunması gerekir. Bir 5 yada 10 sene sonra tekrar okumam gerekecek. Çünkü o zamanki algımın bu kitabı bambaşka şekilde işleyeceğine eminim.