Çelik ebabil, demir yığını veya onlarca teker,
Durdurak bilmez, aşar teper derya ova.
Seyahat bir altın bilet, şanslı yine yol-gezer,
Barındırır bin duygu, dert etmez hiç manzara.
"Bir yere varamadın mı hâlâ otuzda?"
Deyip dururlar şaşkın ikiyüzlüler sana
Yolum uzun, öyle de olsun, olmasın tasa
Kör gözlerim görmesin son çizgim daha
Kimisi basar üstüme, özürsüz, tövbesiz. Ama dert değil, çünkü bilirim en güzel kare benimdir, hiç şüphesiz. Bazen düşünürüm: Daha renkli olmak mı, yoksa detaylarda boğulmak mı? Cevabı belirsiz. Özünde ben buyum, böyleyim, renksiz ve kedersiz. Olmasam da bir sanat eseri, birer eskiz, şahit olduğum anlarda fark yaratırım, bırakmam kimseyi kimsesiz.
Ursula'dan okuduğum üçüncü kitap. Önceki okumalarıma göre içine daha rahat girebildiğim, karakterimizin aksine akışta oradan oraya sürüklenmediğim, haritası ile etkileşimli biçimde okuduğum, kafamda yolculuk yapa yapa keşfettiğim altı kitaplık serinin ilk kitabıydı bu.
Dün akşam bu kitap üstünde kitap kulübü görüşmemizi yaptık ve kısacık eserin üstünde konuşurken zaman su gibi akıp gitti. İnanamadım. Esasında çok derinlikli ya da üstünden sık durulacak bir kitapmış gibi de görünmüyordu. Fakat öyle olmadığını görünce çok sevindim. Hatta konuşamadığımız o kadar çok şey vardı ki.
Bu kitap ne Harry Potter serisi kadar çocuksu ne de Yüzüklerin Efendisi serisi kadar erişkin. Tam ortası ki öyle de olması gerekiyor. Küçük yaşlarından itibaren sürekli olarak öğrenmek ve içinde barındırdığı sorunlarının üstesinden gelmek zorunda olan bir gencin yetişkinlik serüvenini okuyoruz. Ne kadar değişik olabilir ki düşüncesi ile okumamıza rağmen Ursula'nın kendine özgü yazarlığıyla karşılaşıyoruz. Onu diğerlerinden ayıran bir şey var, çözemiyorum ve bu yüzden kimseyi onun yerine koyamıyorum.
Eserde işlenenler çok dengeli, yerinde ve merak uyandırıcı. Eleştirel bakma taraftarı olanların dahi aşırıya kaçabileceği bir eser olduğu düşüncesinde değilim. Serinin başlangıç eseri olduğundan ötürü daha hızlı ve belki de kolay bir okuması var. Türün okuru değilseniz bile kesinlikle okuyabilirsiniz. Sizi, ait olduğu genç-yetişkin ve fantezi türü ile yakalayamasa bile barındırdığı felsefi yönüyle de etkileyebilir. Psikolojik açıdan değerlendirdiğinizde elinizde kalmayan yapısıyla, bir gencin, bir insanın yaşadıklarını tarttıkça aslında kendinizden çokça yan bulduğunuzu da fark ediyorsunuz. Bu hem değerli hem de yazarın kabiliyetinin göstergesi. Rastgele bir karakter ya da anlatıdan ziyade hakikati