Sarya Zengin

Sarya Zengin
@Sarya_Zengin
Öğrenci
Psikoloji
Diyarbakır(Amed)
1 Temmuz
27 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Ayrica kadinların kilo alımını kendilerini "görünmez" kilan ve bu nedenle daha fazla tacizden koruyan bir koruyucu mekanizma olarak gördüklerini keșfetti. Cinsel saldırıya ugramış bir kadın ona şunları sõyledi: "Aşırı kilolu olmak gözardı ediliyor ve ben de öyle olmak zorundayım"
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
...travma terimini en geniş tanımıyla, şu anki başaçıkma yeteneģimizi aşan başımıza gelen her şey olarak kullanıyorum. Bu, travmanın yalnızca bazı insanların başına gelen bir șey olmadığı anlamına gelir - hepimiz; aile, arkadaşlar, komşular ve iş arkadaşları. Diğer bir deyişle, travma hepimizi bir biçimde etkiler.Travmanın yaygınlığı nedeniyle, sizin veya danışanınızın bir tür travma yaşamış olması muhtemeldir, ancak travma yaşayan herkesin tedaviye ihtiyacı yoktur. Hepimizin hayatında bir çeşit travma olduğunu varsaydığımızda, iyileşmeyi ve büyümeyi teşvik eden bir tedavi planı formüle edilirken bu bilgi bağlamına oturtulabilir.
Bu adamda onu dehşete düşüren şeyin ne olduğunu anlayamadığı için öfke dolu olan kadın işte o zaman ağlıyor. Onun üzerinde gerçek bir gücü olmayan kaba saba bir adam... Açıkça aşağılık biri değil mi? Eğitimsiz, kirli ve fakir, ona ne zarar verebilir ki? Bu onu neden bu kadar etkiliyor?
Denizi her zaman İspanyolların, sevgiyle adlandırdıkları "la mar" olarak düşünürdü. Onu sevenler, kimi vakit kötü şeyler de söylerler ama yine de bir kadın olarak düşünürler. Ağlarının başına şamandıra koyan, köpekbalığı ciğeri fazla para ettiği zaman motorlu kayık alan genç balıkçılardan bazıları ondan, erkek olarak el mar diye söz eder. Onu bir rakip, bir yer, bir düşman olarak görürler. Yaşlı adam onu her zaman bir kadın, her zaman veren bir şey, ya da büyük yararlar sağlayan bir kaynak olarak düşünür ve eğer azıp etrafına kötülük saçacak olursa, bunu da iradesi dışında, doğası gereği olarak kabul ederdi. Mehtap bir kadını etkilediği denli onu da değiştirir, bambaşka yapardı.
Sigmund Freud (1910), kişinin bilinçdışında kendi ölümüne dair bir tasarımın bulunmadığını, bu nedenle buna yönelik bir kaydın olamayacağını söylemiştir. Madak ise ölüme ve hatta kendi ölümüne dair o kadar çok yazar ki, sanki erken ölümüne dair acı bir kehanette bulunur gibidir
Sayfa 17·Kitabı okudu
Psikoloji