Dört genç, Kahire'de aynı üniversitede okuyan dört heyecanlı genç.
Memun Rıdvan, ciddi oturaklı, samimi bir dindar, dünyanın kurtuluşu bu yolda görüyor...
Ali Taha, sol fikirlere yakın sol bir dünya ile Mısır'ı dünyayı kurtarmak derdinde...
Ahmet Bedir, daha üniversitede gazetecilik ile yolunu çizmiş.
Mahcub Abdüldâim, esas oğlan, dört arkadaş arasında en fakir ve alt tabandan gelen kişi.
Onlarla arkadaş ama kendi dünyasında yaşayan birisi, büyük emelleri var hayatta yükselmek istiyor. Güçlü olmak için her türlü yolu mübah görüyor.
Mahcub Abdüldâim, yükselmek zenginler gibi yaşamak, yemek içmek, lüks evlerde yaşamak,güzel kadınları elde etmek için yapmayacağı şey yoktur.
Onur, şeref, din, siyaset, evlilik gibi kavramlar onu daha yukarı taşımak için sadece bir araçtır. Onun için değerleri için yaşamak, onların için ölmek basit ve gereksiz bir durumdur.
Mahcub Abdüldâim, her şey üstten bakar, Bir şeyi kafasına takmaz Peh diyerek her insanı olayı küçümsemeye çalışır.
Mısır, Türkiye başka bir ülke fark etmiyor; demek ki dünya zübüklerin, aşağılık oldukça mevki makam elde edenlerin dünyası bu dünya...
Kitapta Kahire sokaklarında yaşanan fakirliği, diğer yanda ise süslü, tahrik edici ama yakından bakınca çürümüş kokmuş üst tabaka dünyasını çok güzel anlatmış.
İyi okumalar,