Leyla içeri girdi.Her sabah güneşin doğuşu sıradan görünse de aslında mucizevidir.Senin içeri girişin de öyle Leyla.Sen girince zaman durdu,dünya yörüngesinden şaştı ama kimsenin ruhu duymadı.Tüm sesler kesildi,gökkubbenin altında sadece senin adın duyuldu.Tüm mucizeler zamanla sıradanlaşır,bir sen aynı kalırsın Leyla.Benim gönlüm çöldü,sen o çölü bile deniz kıldın Leyla.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Leyla sahile indi.Kafeden içeri girdi,cam kenarında bir masaya oturdu.Öyle alelade oturmak değil bu,sanki dünyanın su terazisi yamuktu da o oturunca dengelendi.
Türkiye işçi sınıfına selâm!
Selâm yaratana!
Tohumların tohumuna, serpilip gelişene selâm!
Bütün yemişler dallarınızdadır.
Beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir,
haklı günler, büyük günler,
gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan,
ekmek, gül ve hürriyet günleri.
Türkiye işçi sınıfına selâm!
Meydanlarda hasretimizi haykıranlara,
toprağa, kitaba, işe hasretimizi,
hasretimizi, ayyıldızı esir bayrağımıza.
Düşmanı yenecek işçi sınıfımıza selâm!
Paranın padişahlığını,
karanlığını yobazın
ve yabancının roketini yenecek işçi sınıfına selâm!
Türkiye işçi sınıfına selâm!
Selâm yaratana!
-Nazım Hikmet RAN-
12 Ağustos 1962