-Ne demek Bulgar?Ha ne demek?Diye sorup durmuştu kocasına.Biz el memleketinde,birçok sıkıntı ve zorluk içinde,Türklüğümüz yüzünden ne eziyetler çektik?Nelere katlandık?Ne işkencelere maruz kaldık?Sadece Türk'üz diye.Ve şimdi burada kalkmış bize Bulgar diyorlar.Nasıl derler?Anlamıyorum?Nasıl diyebilirler?Orada Türk'üz diye hor görüldük,burada Bulgar diye ötekileştiriliyor,dışlanıyoruz.Bulgaristan'da Türk'tük,Türkiye'de Bulgar!Bir ortasını bulamadık ki!Biz kimiz?Sahi gerçekten kim?
MUTLULUĞUN RESMİ
Kokusu buram buram tüten
Limanda simit satan çocuklar
Martıların telaşı bambaşka
İşçiler gözler yolunu.
İnebilseydin o vapurdan
Ayağında Varna'nın tozu
Yüreğinde ince bir sızı.
Mavi gözlerinde yanıp tutuşan
Hasretle kucaklayabilseydim
Seninle, bir daha.
Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
Bağrımıza bassaydık seni Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Başında delikanlı şapkan,
Kolların sıvalı, kavgaya hazır
Bahriyeli adımlarla düşüp yola
Gidebilseydik meserret kahvesine,
İlk karşılaştığımız yere
Ve bir acı kahvemi içseydin.
Anlatsaydık
O günlerden, geçmişten, gelecekten,
Ne günler biterdi,
Ne geceler…
Dinerdi tüm acılar seninle
Bir düş olurdu ayrılığımız,
Anılarda kalan.
Ve dolaşsaydık Türkiye'yi
Bir baştan bir başa.