Merve

Merve
@Sayfa259
'Here I come ulan'
Puan vermedi·%54 (184/336 syf.)·
“Eylül” romanından fevkalada etkilendikten sonra kitapçıda bunu görünce büyük bir heyecanla aldım. Koskoca bir hayal kırıklığı oldu benim için. Fakat bu sanıyorum (ve umuyorum) yayınevi ile alakalı. Sayfalar köşeli parantez ve az da olsa dipnotlar ile dolu. Beni rahatsız eden parantez kısımları (eski türkçe olan kelimelerin açıklaması yazılmış). Birkaç tane olsa göz ardı edilebilirdi fakat rahatsız edici bir düzeyde. Esere, eserin diline bağlı kalmak böyle bir şey değil zannımca. Ben kendim de çok çeviri yaptım ve şunu öğrendim ki. Esere bağlı/sadık kalınmalı fakat bu okura sadık kalmanın önüne geçmemeli. Çünkü bunu biz okuyoruz. Mehmet rauf mezarından çıkıp “ya helal olsun, Kullandığım dile sadık kalmışsın” demeyecek. Okuyacaksanız bu yayını asla önermem. En kısa sürede diğer yayınlarınkini de inceleyeceğim. Size tavsiyem birkaç sayfasını karıştırmadan almayın.
Karanfil ve YaseminMehmet Rauf · Ayrıntı Yayınları · 2018355 okunma
Reklam
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2021 18:21
*SPOILER ALERT!* Sanırım güzel yanlarından başlamak daha iyi olacak. Öncelikle kitabı okuduğumda bir kez daha Burak Aksak abinin ne kadar "doymuş" /kendini geliştirmiş bir insan olduğunun bir kez daha farkına vardım. Kalemi o kadar samimi ve bizden ki. "Bir" kelimesini "bi' " diye kısaltarak yazmasını da ayrı sevdim çünkü ben de gerek yaptığım çevirilerde gerekse yazdığım denemelerde kullanmayı pek severim. Dahası dizisini izlemiş olanlar -özellikle defalarca izlemiş olanlar- kitabı okurken cümleleri karakterlerin sesiyle okumaya başlıyor istemsizce ve bu harika bi' şey. Yani en azından kendi açımdan :) Gelgelelim kii.. Önce dizisini defalarca izleyip sonra kitabını okumak pekala kötü bir fikirmiş. Zira arkadaşlarımın "okuma bak pişman olursun" uyarılarına kulaklarımı kapatıp başladım okumaya. Kitabın sonlarına doğru her şey yolundaydı. Sonra Yaviz abinin öldüğü yazıyordu. İnanamayıp bir kez daha okudum ve yıkılışım tam o an oldu. Leyla'nın ölümünü zaten bekliyordum fakat Yaviz abi... Gönlüm o kadar buruk ki hala. Hele giderken "Aşk olsun ben öyle bi'insan mıyım?" demesi son darbeyi vurdu. İçimden dedim "Burak Aksak bey sizin kaleminizden çıkanla gözünüzün gördüğünün aynı şey olmadığının farkında değil misiniz siz? Yaviz abiyi öyle laaaps diye öldürmek neamiş ya?" Çok çok kırgınım kendisine. Umarım siz benim gibi böylesine boşluğa düşmezsiniz okuduğunuzda. Keyifli okumalar tabi mümkünse! "Belki başka bi' zaman başka bi' yerde. Sonuçta yarım kalan her şey tamamlanmaya muhtaçtır."
Leyla ile MecnunBurak Aksak · Küsurat Yayınları · 201817,5bin okunma
10/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Evvela Beyaz Mantolu Adam öyküsü ile başlamak isterim. Bu öyküyü daha önce birçok kez okudum ve dinledim. Geçenlerde tekrar okuma fırsatım oldu ve öykünün bir yerinde (" oymalı, yaldızlı büyük
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,3bin okunma
6/10
·266 syf.··
2021 1. kitabı
"ütopya" kelimesinin içini tam olarak dolduran bir kitap. Ki bana göre Huxley'in 'yarattığı' bu dünya John Stuart Mill (distopya kelimesini ilk o kullanmıştır)in düşüncesine göre konuşacak olursam (distopya: 'kötü bir yer') ütopyadan çok distopya gibi sanki. Böyle bir dünyanın var olabileceği düşüncesi bile beni ürkütüyor açıkçası :) sevgi,aile gibi kavramların -tabiri caizse- "tuhaf ve çılgınca" karşılandığı bir dünyadan bahsediyoruz ve zaten 21. yüzyılda bile sevginin nadir bulunmasından muzdarip olan ben sevginin hiç olmadığı bir dünyayı hayal bile edemiyorum. Zaten bunca savaşın ve sefilliğin bir nedeni de sevgisizlik değil midir? Anyways. söyleyeceklerimi Huxley'in 'Önsöz'ünde geçen bir cümleyle noktalamak isterim: "Gerçekten barış dolu olmasa bile sınırlı ve kısmen yıkıcı savaşların olduğu bir dönem yaşamayı umabiliriz."
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
2021 3. kitabı
Okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Hikayesi,olay örgüsü ve karakterleriyle okumaya doyamadığım bir kitap oldu. İçinde çok fazla acı ve ölüm olmasına rağmen kendini sevdirdi açıkçası ve kitap bittiğinde kendi kendime "işte gerçek hayat bu!" dediğimi anımsıyorum. Dahası sonunu beğendiğim tek kitaptı. Normalde kitap bittiğinde sonu hep yarım kalmış hissettirir bana fakat bu onlardan biri değildi. Bir kadın olarak Meryem ve Leyla'nın Raşit'ten sonraki hayatını okudukça kitabın içine girip Raşit karakterini boğasım geldi fakat im okay with it now. Ki bu da aklıma Nana'nın söylediği şu satıları getiriyor: "Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi bir erkeğin suçlayan parmağı da hep bir kadını gösterir. Her zaman. Bunu hiç unutma, Meryem." Genel olarak kitap boyunca hikayenin akışıyla birlikte kah üzüldük kah yine üzüldük fakat sonuç olarak hep üzüldük. Her ne kadar kitap "mutlu son" ile bitse de bir miktar tamamlanmamış ve buruk bir mutlu son olduğunu düşündüm hep. Son olarak eğer çok hassas bir kalbiniz varsa ya hiç okumayın ya da önce kendinizi olabilecek her şeye önceden hazırlayın derim :) Keyifli okumalar!
Bin Muhteşem Güneş (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2022119,2bin okunma
Reklam