Emel Keskin

Emel Keskin
@Sayfasakininiz
Dünyanın dört bir yanından çıkıp kitapların içine girmiş bir sürü arkadaşım var @dionisosevreni @emell_keskn
Eskişehir
Eskişehir, 15 Temmuz
220 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Ferdengeçti Çiçekleri - Baba Şiddeti ve Sonrası Ferdengeçti Çiçekleri duydunuz mu ? “Duymamışsınızdır.Çünkü onlar daha önce hiç duyulmadılar.Hikayeleri hiç anlatılmadı…” Bu kitap baba şiddetine maruz kalmış birbirinden bağımsız 4 yetişkin kadının öyküsüydü. Artık hikayeleri anlatıldığına göre bir isimleri olmalıydı. Bu isim FERDENGEÇTİ ÇİÇEKLERi.. Her bir hikayenin ardından gelen bilimsel veriler, Sayın Nilgün Camel ve Simel parlak’ın değerli araştırmaları sonucunda ortaya çıkan muhteşem bir eserdi. O halde bu muhteşem eseri inceleyelim; Birinci hikaye: Korku ”Babamdan ben yok olmayı öğrendim” ”Saklanbaç mı en iyi biz oynardık, babamdan mı ebeden mi belli değil. Kimse bulamazdı bizi.” 25yıldır evli olan bir kadının çocukluğunda aile içi şiddete maruz kalmasından kaynaklı sorunları hala bu yaşta bile hayatını etkilemesi üzerine bir hikayeydi. Araştırmalar, Aile içi şiddet gören kadınların toplumsal sorun olarak görülmemesi istismarı arttırmasından, namus ve töre adı altında şiddete maruz kalmaktan, babalık duygusundan yoksun sevgisiniz bir babanın nelere yol açacağından bahsedilmişti. Daha bu tarz üç tane daha hikayeleri ve derin araştırmaları olan bu kitaba bayıldım. Araştırmaları anlatırken İnci Aral’ın, Kafka’nın kitap alıntılarını paylaşmaları çok hoşuma gitti.Yalın ve akıcı bir dile sahip olan bu kitap, Çocukken baba şiddetine maruz kalmak ve yetişkin hayatta nelere mâl olduğunu ülkemizde ilk kez bu kitapta anlatıldı. Bu kadar büyük etkilere yol açacağını bilselerdi yine de şiddete maruz bırakırlar mıydı orası tartışılır ama yaşamımızın sağlıkla ilerlemesi için aile içi şiddetin yerine aile içi sevginin olması gerektiğini anladım. Bu farkındalık kitabını okuduğum için mutluyum. Sizlerde bilinçlenmek ve aydınlanmak istiyorsanız kesinlikle bu kitabı okumalısınız. Son olarak şunu söylemek
Edebiyat
Ferdengeçti Çiçekleri - Baba Şiddeti ve SonrasıAzize Nilgün Canel · Pinhan Yayıncılık · 095 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İçinizdeki sevgiyi öldürmeden okuyun
Puan vermedi
Tüm duyguları size dolu dolu yaşatan, özellikle kalın kitapları es geçenlerin bile okuyunca bağımlısı olacağı bir kitap. Bence kalın kitaplar içerik olarak daha zengin, betimlemeleri daha güçlü ve özellikle karakterleri daha ayrıntılı işlemeleri açısından çok daha iyi. Peki bu kitabın konusu ne ? Konusu Avrupada hapishaneden kaçan Lin adlı karakterimizin Hindistan da bombay şehrine sığınması ve oradaki maceraları diyebilirim Zaten okurken Hindistana gitmiş kadar oluyorsunuz. Hatta öğrendiğim ilginç bir detayı sizinle paylaşmak istiyorum. Kitapta şöyle bahsediyordu; Ayakta duran adamlar var. Bu adamlar hayatlarının geri kalanında asla oturmamaya yemin etmişler. Gece gündüz her zaman ayakta duruyorlar. Uyurken de kendilerini koşum bantlarına bağlayıp uyuyorlarmış. Bununla ilgili internette görseller var bakabilirsiniz.Bunu yapmalarındaki amaç ise işledikleri günahın kefaretini ödemekmiş.Böyle daha bir sürü bilgiler edindim yeri geldi ,Hindistan caddelerinde gezdim. İnsanların duygularına ortak oldum. Hiç bitmemesini istediğim maceraydı. Bir de kitabın işleniş boyutu var tabi. Bu romanda Attila İlhanın şiirlerinde kullanmış olduğu 'sinematografik' havayı belirgin bir şekilde gördüm. Gözümün önünde birkaç sezonluk dizi çektim diyebilirimm. Gayet akıcı ve sade dil olmasına rağmen güçlü bir şekilde olay örgüsünü sıkmadan okuyucuya da geçirmiş. Biz daha bir okur olarak ne isteyebiliriz ? Herkese keyifli okumalar.
Edebiyat
ShantaramGregory David Roberts · Artemis Yayınları · 20242,085 okunma
Kirpi mesafesi gerçek sevgi mesafesidir:)
Puan vermedi
Bir patlama sonucu yüzünüz yandı psikolojik destek dahil olmak üzere çeşitli operasyonlar geçirdiniz yine de toplumun dayattığı güzellik algısına erişemediniz.Kendinizi çok çirkin hissediyorsunuz. Yaşadığınız içsel bunalımın yanında bir de çevrenizde sürekli sizin dış görüntünüz yüzünden açığınızı bulmaya çalışan parazitler var :) ve ardı sıra gelen trajik maceralar... Bu durumda ne yapardınız ? Bu kitap bir FARKINDALIK kitabı.Okurken başkaların yaşamına saygı duymayanlarla yaşadığımızı farkedeceksiniz. Hiç tanımadığımız insanlar herkese karışabilme veya yorum yapma yetkisine sahip.(nerden geldiğini bilmediğim hak) Özellikle Güzellik algısı diye bir durum ortaya çıktığından beri insanların birçoğu başka bir insanın dış görünüşüne ‘sırf güzellik algılarına uymadı diye’ çirkin deme hakkını bulabiliyor. Üstelik değiştiremediği bir özellik yüzünden yıllarca bunu takıntı haline getirip hayatını yaşayamayanlar var. Yazarında dediği gibi aslında toplumla yaşamak için vahşi olmak zorundasın ama insan toplumda kalmak için vahşileştikçe kendisine yabancılaşıyor. Bana göre en doğru davranış hayatınızdaki parazitleri çıkartmak hayatınızda olmayan parazitlere de kulak asmamak :) Herkese keyifli okumalar.
Edebiyat
Kirpi MesafesiHakan Akdoğan · Eksik Parça Yayınevi · 2019436 okunma
Bir martı sizi Özgür kılabılır mi ?
Puan vermedi
Bu kitabı okurken evet. Kuş tüyü kadar hafif dili ile sizi içerisine çeken kitap , bir martının öyküsünü anlatıyor. Pardon martı dedim o sıradan bir martı değil, o martı Jonathann! Öğrenmeye aç ,azimli ve gözü kara. Dahası sevgiyi hayatından eksik etmeyen bir kuş. Diğerlerinden farklı çünkü sınırlarını zorluyor, bulunduğu durumdan öteye gitmek için çabalıyor, çevresi tarafından dışlansa dahi pes etmiyor çünkü dünyada yapabileceği tek şeyin yiyip içip bayat ekmek peşinde koşmak olduğunu düşünmüyor. Tanıdık geliyor mu bu size ? Tabi biz sadece düşünme kısmını halledebiliyoruz sınırları zorlamak yerine pes ediyoruz. en az bir kere başarılı olacağımıza inanmışızdır ve çoğu kez de hayal kırıklığına uğramışızdır. Önemli olan da bunu yaşadıktan sonra devam edebilmek değil mi ? Jonathanında dediği gibi “ cehaletimizi kırabılırız, becerilerimizi yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabiliriz kendimiz olabiliriz” Hayatımıza sadece bakarak değil de anlayarak bakmayı vurgulaması ve durup bir sorgulamak adına güzel bir hikayeydi. Yazarında dediği gibi harika bir hikaye değil fakat ben öyle hissediyorum.
Edebiyat
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,2bin okunma
Dışarıdan “dünya nasıl gözüküyor”diye merak edenlerdenseniz
Puan vermedi
Doğru kitaptasınızdır. Konusu Samao adası yerlilerinden birinin Avrupa’ya yerleştikten sonra edindiği izlenimler ve kendi adasına döndükten sonra halkına bu izlenimleri anlatması. Dünyaya farklı bir bakış açısıyla bakmamı sağlayan bu kitabı kızarak okudum. Sadece kendime değil, dünyaya ve oluşturduğumuz bu sisteme. Okurken gerçeklerin sillesi de bir o kadar ağır oldu elbet. Hep bi yerlere yetişme çabamız. O kendi bedeninin duvarları arasındaki tutsaklık Sözde mutluluğumuzu kutu evlere sığdırmamız Akıp giden zamanında ,doğanında zenginliklerini duyumsayamamak ve parası olanın söz sahibi olduğu, parası olmayanın tüm zamanını para kazanmak için harcamasından kaynaklı ruhun fakirleşmesi. Kısaca bu kitabı okuduğunuzda ister istemez kendinizi sorgularken bulacaksınız ama uyarayım fazla düşünürseniz ya dengenizi bozacaksınız ya da fikirlerinizi değiştireceksiniz . Herkese şimdiden iyi okumalar.
Edebiyat
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,2bin okunma