Derken, Tanrı köyü görebilsin ya da devlet başını çevirip bir kez olsun bakabilsin diye şu dağları yıktırmak gibi gülünesi şeyler de geçirdi kafasından.
Yaşlanabilir ve fiziksel olarak titreyebilirsin, damarlarındaki bozulmaları dinlemek için gece uyanık kalabilir, tek aşkını özleyebilirsin, dünyanın kötücül deliler tarafından harap edildiğini görebilir yada onurunuzun zihnin alt kanallarında boğulduğunu fark edebilirsin. Öyleyken bile tek bir şey geçerlidir; öğrenmek. Dünyanın neden sallandığını yada onu neyin salladığını öğren. Zihnin asla yorulmadığı, uzaklaşmadığı, işkence edilemediği, korkmadığı yada şüphe duymadığı ve pişman olmayı hiç hayal etmediği tek şey öğrenmektir.''