Çok sevilen kitaplara elim çok zor gidiyor. Bu da kitaplıkta uzun zamandır sırasını bekliyordu. Aldım, bir çırpıda okudum, bitirdim. Akıcılıktan puan vermeliyim.
Ama genel olarak beni hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. Ve bunun sadece beklentiyi yüksek tutmakla ilgisi olduğunu da düşünmüyorum.Bu basbayağı iyi bir kitap değil. Değil arkadaşlar.
1-Ortada doğru dürüst bir kurgu yok. Olayları arka arkaya bağlamaktan başka bir şey yapmamış yazar. Ha, arka arkaya olay anlatımı da bir tekniktir, ama onu dil kurtarır. Ama kitabın dili bu durumu kurtarmayı bırakın, işleri iyice vasat bir çizgiye çekiyor. Çoğu insanın aksine ben bu dile ‘yalın’ falan demeyi doğru bulmuyorum. Bu bildiğiniz ‘basit’. Hani, bu muymuş yahu Yu Hua dedirtecek kadar. Hani, e bunu herkes yapabilir dedirtecek kadar. O kadar.
2-Pek çok insan bu kitabı çok sevdi. Kitabın bunu okurun duygularını (etkilemek az kalır) felç ederek başardığını düşünüyorum. Yoksulluk, haksızlık, sevdiklerini arka arkaya yitirmenin acısı. Dünyanın bütün acıları bir yerde birikmiş, karakterin üstüne yağıyor. Okurken, hah şimdi biri daha ölecek diye bekliyorsunuz. Ver duyguyu! Çünkü bu her zaman tutar.
3-Bu kitabın sevdiğim tek yanı, Mao’nun kültür devrimine açıktan eleştiri getirebilmiş olması. Bunu daha önce bir kurgu içinde okuduğumu hatırlamıyorum. Yazarın cesareti, ülkesinde aldığı tepkilere rağmen bunları acımasızca ortaya koyması kitabın elle tutulur tek yanı. Ve bence bu kadar çok sevilmesinde de en önemli etkiyi bu kısmına borçlu.
Ben olsam kültür devrimini daha da sert eleştirirdim. Politik bir tutum belirleyerek yorum getirdiğim düşünülmesin. Ama bu kitabın bu kadar çok alkışlanmasında Mao’ya laf etmişliğinin rolü çok büyük diye düşünüyorum. Çünkü komünizme laf söyleyen hiç kimse, özellikle batıda, ekmeksiz
Merhabalar.
Yaşamak kitabını okumaya arkadaşımın önerisi ve kitap hakkında yapılan yorumlar üzerine karar verdim. Kitap bittikten sonra koca bir zaman kaybından başka bir şey değildi benim için. Beğenenleri olacaktır ama benim için baştan sona dram pompalamaya çalışan, dili basit bir kitap. Kitap boyunca her bahsedilen karakterin öleceğinden emin oluyorsunuz. Benim için eğlenceli olan tarafı kimin nasıl öleceğini tahmin etmeye çalışmak oldu. O da olmasa olurmuş. Fazla vaktiniz varsa buyrun okuyun. Okuduktan sonra yorumlarda buluşalım.
Acı çekmek ne demekmiş asil simdi anliyordum. Ac çekmek bayilana dek dayak yemek degildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attirmak degildi. Asil aci, kalbi bastan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları başı hep dermansiz birakan, yastikta obür yana dönme istegini bile söndüren bir sey.