Kendimizi gerçek kılacak kelimeler bulamayacağımız bir dünyada, bir harf olacağımızı zannederken birinin hayâlini devralmış, giderek silikleştiğimizin farkına varamayan, geri dönmemek üzere giden düz bir çizgiyiz
belki de bir nokta
nokta diye bir şey olmadığına göre
yaşam sandığımız o çizgi bir yokluktan başka bir yokluğa geçişten başka bir şey değildir
Unutuş her şeye sızabilen bir şey
Anıları yenmesi gereken bir kuşağız artık
Nisyan çağındayız
Hiç kimse kendisini bir hikâyeye bağlamayı arzulamıyor bu yüzden
Unutuş içimize iyice yerleştikten,
bizim yerimizi aldığından beri
anılar eskisi kadar yaralamıyor kimseyi besbelli
Unuttuklarımız oralarda ve daha pek çok yerde
Dikkatli bakılsa görülecek
Her şeyde unutulmuş bir şeye ima var gerçekten
Unutuşları başka unutuşlarla değiş tokuş etmeyi
Yaşam saydığımız bu noktada
Herkes bir unutuluşun devamı değil de nedir?
Oysa
Çok anlamlı olabilirdi her şey
Her şey beyazlayınca ışık olacağım zannederken
Karanlık oluyorum; üzerime sinmiş sonsuzluktan kurtulmak isterken her şey oluyorum.
Her şey olmak kaderde var,
görüyorum o karanlıkta
Olmamış şeyleri boş ver, olmaya ramak kalmış şeylerin anıları sarmasın seni yeter. Kendini geçmişindeki senden ayırsan yeter. Sadece kendin olarak gidersen kendi hızında gidebilirsin. Her türlü çizgiyi aşma cesaretini o zaman bulabilirsin.