Kraliçe Puduhepa, III.Hattuşili'nin karısı. Eşiyle birlikte Hitit İmparatorluğunu yöneten, dünyada bilinen ilk barış antlaşması olan Kadeş Barış Antlaşması'na mührünü vurmuş bir kraliçe. O dönemde, yani bundan 3298 yıl önce bu topraklarda toplumsal cinsiyet eşitliği varmış. Bugün hâlâ bunun için uğraşıyoruz. Kadeş Antlaşması'nın Hattuşa'da bulunan çiviyazısı tabletinin büyütülmüş kopyası New York'ta Birleşmiş Milletler binasında asılı.
Sessizliğin içindeki çığlık, yolun sonundaki kadınlar..
Bir insanı yolun sonuna ne getirir?
Kitap fazlasıyla rahatsız edici çünkü vicdanımızı sorgulayıcı, adaletsizliği en temelinden sarsacak, geçmişin izini sürmek ve o sesleri duymak isteyenler için sarsıcı bir yolculuk olacaktır. Öldürülen binlercesi kadınlarımızın elbette intikamını alacak kendine görev edinmiş adalet bekçileri olacaktırki burada sorgulayacağımız fazlasıyla soru ile yüzleşmek zorunda kalacağız. Katiller için adalet terazisi dengede midir değil midir? Özgürlüklerine çabuk kavuşuyorlar nihayetinde..!! Bu sorumluluğu yüklenecek adalet sahibi insanlar mı olacaktır hep...?
Öyle bir kitap okuduğumu söylemeliyim ki psikolojik polisiye türünde bir kitap olup okurken psikolojik çözümlemeleri fazlasıyla düşünerek gerçekleştirdim. Günümüzde yaşanan kadın cinayetlerine, yolun sonundaki kadınlara, tüm yaşananları çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. 448 sayfayı sürekli sonunu merak ederek ilerledim. Tasvirler, betimlemeler, psikolojik tahliller oldukça düşündürücü ve çarpıcıydı.
Karakterimiz Cinayet Büro komiserinin gerçeklikle bağını koparıp iç dünyasına gömüldüğü sıralarda birini takip etmesi için özel teklif gelir ve olaylar sarmalı ardı ardına durmadan gerçekleşir. Tabiki takibini yapacağı bir "kadın"dır.
Bazen bir yol biter, ama hikaye asıl o zaman başlar. Eser, tarihin sessiz tanıkları olan kadınların derin çığlığını bizlere ulaştırıyor. Gazete kupürlerinin arasına gizlenmiş, unutulmuş ama asla silinmemiş hayatlar... Hepsinin merkezinde çığlıklarının duyulmasını bekleyen bazende ya da hep geç kalınmışlıklar örüntüsünü oluşturan kadınlarımız...
Günümüzde atılan çığlıkların duyulması(!?)adına harika bir kitap olmuş tebrik ederim yazarımızın emeğine sağlık.
Bir bilgeye zehrin ne olduğunu sormuşlar. Demiş ki; ihtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir.
Fazla güç, fazla dinlenmek, fazla yiyecek, fazla ihtiras, fazla korku, fazla sakinlik, fazla öfke, fazla neşe, fazla nefret, hatta fazla iyi niyet.
Yaşamın özü ve şifası dengede kalabilmektir.