İşte o zaman etrafımdaki havanın o tanıdık elektrik yüküyle uğuldadığını fark ettim. Durdum, hiç kıpırdamadan bekledim ve izledim. Sonra ellerimi uzatıp gökyüzünü tuttum, avuçlarımı sıkarken hafif bir çırpınış hissettim. Sıktığım parmaklarımın içine, içimde hapsettiğim şeye baktım, kelimenin tam anlamıyla ellerim de duran hayata.