Yaşadığımız bu günlerde bizlere fazlasıyla ışık tutacak nasıl güzel bir kitap okudum.
Bir öğretmen olarak okuldaki öğrencilerimizden belki de en muzdarip olduğumuz bir konu üzerinde durmuş yazarımız. Verdiğimiz ödevlerin, çalışmaların düşünülmeden anlaşılmadan yapay zeka, internet kapsamında hazırlanıp derse getirilmesi. Derslerde uykulu gözlerle gece yarılarına kadar oyunlar oynandığını itiraf etmeleri ve ailelerinin de çoğu zaman bu durumları biliyor olması gerçekten çok üzücü. Okulda en fazla karşılaştığım durumlardan.
Eserimizi okurken fazlasıyla bilgilendiğim kısımlar olmakla birlikte günümüz çocuklarının nasıl oyunların, teknolojinin zararlı yönleriyle çepeçevre sarmalandığı ile bir kez daha yüz yüze geldim. Ne kadar çocuklarımızı bilinçli büyütsekte girdiği ortamlardaki bilinçsiz büyütülmüş çocuklar ile bir araya gelecek ve maalesef ki çocuklarımız yavaş yavaş ellerinizden kaymaya başlayacak bu kötü ortamlarda.
Veliler, anneler, babalar sizlere sesleniyorum. Çocuklarımızı telefonlardan, oyunlardan uzak tutalım en azından tutmaya çalışalım. Günümüzde hastalık hâline gelmiş bir bağımlılığın içerisindeler farkındalığımızı artıralım. Geleceğe öncü olacak çocuklarımızı kaybetmeyelim.
Daha radyasyondan tutunda yediklerimize kadar nasıl bir dünyanın içerisinde olduğumuza bir kez daha farkındalık kazandıracak.
Harika bilinçlendirici bir kitap okudum. Tavsiyemdir.
#bkmkitap
Biz eğitimi sınav kazanmak sandığımız sürece, çocuklarımız eğitilmeyecek. Yaşamları boyunca 'kazanma' derdine düşmüş 'kaybedenler' olacaklar. İçlerinden çok azı hayatın bir yarış olmadığına uyanacak...
1975'li yıllarda otizm spektrum bozukluğuna sahip bebek oranı 5000'de 1'ken, 2000 yılında bu oran 150 çocukta 1'e çıkmıştır. Günümüzde ise 44 çocuktan 1'inde otizm spektrum bozukluğuna rastlanıyor.