Yalnızlık üzerine bir sohbet esnasında "İnsanlara ne söylemek istersiniz?" sorusuna şöyle yanıt vermiş filozof yönetmen Tarkovski:
Bilmem...Sanırım yalnız olmayı öğrenmeleri gerektiğini ve kendi başlarına mümkün olduğu kadar çok zaman geçirmek için uğraşmalarını söylemek isterim. Bugünün gençlerinin hatalarından biri gürültülü, bazen neredeyse agresif etkinliklerde bir araya gelmeye çalışmaları. Kendini yalnız hissetmemek için bu başkasıyla beraber olma arzusu bence çok talihsiz bir gösterge. Her insan çocukluktan itibaren kendiyle zaman geçirmeyi öğrenmeye ihtiyaç duyar. Yalnız olması gerekmez ama kendiyle kaldığında sıkılmamalıdır. Kendi kendine kaldıklarında sıkılan insanlar, bana kendilerine verdikleri değer açısından bir tehlikenin içindeler gibi gelir."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mesele yıllarca aynı yastığa baş koymak değil, aynı yüreklerin sakini olarak güven içerisinde yaşayabilmektir. Ve bunun için ne yüzüğe ihtiyaç var, ne yastığa, ne de imzaya... Çünkü bugüne dek icat edilen hiçbir yüzük, yastık ya da imza tek başına güven inşa etmeyi başaramadı, başaramayacak. Güven inşa edebilmek, yürek işidir. O halde asıl evlilik dünya evine ritüellerin gölgesinde girmek ve o evde burun buruna yaşamak değil, ev sınırı çizilmeden de aynı ruhta ve duygusal boyutta güven içerisinde yaşayabilmeyi başarmaktır bana göre.
İran mitolojisinin o güzeller güzeli Butimar'ını bilir misiniz?
Butimar... Genellikle su kenarlarında yaşayan, tatlı su içmeyen, deniz suyu ile beslenen kırmızı gagalı kuş... Bu güzel kuş denize delicesine vurgunmuş. Her gün sahile gider kanatlarını açar, uçsuz bucaksız denizi hayranlıkla seyreder dururmuş. Gelgelelim bu güzel kuş susadığı vakit, vurgunu olduğu o güzelim denizin suyunun biteceğinden korktuğu için bir damla su içmezmiş. Öyle bir aşkla bağlıymış ki denize, suyundan içip onu eksiltmek istemezmiş. Ve nihayetinde kıyısına konup aşkını seyrettiği o günlerden birisinde susuzluktan ölüp gitmiş. Su içinde susuz kalan Butimar aşkına olan bağlılığından vazgeçemeyişi ile kendi sonunu getirmiş.