Sibel Dinçer

Sibel Dinçer
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
199 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Bir ulus için kadın, lambanın yağı gibidir. Lambadaki yağ azalınca ışık azalmaz mı?
Ruhun açlığı madde dünyasının şarabından daha tatlıdır ve korkusu bedenin güvenliğinden daha değerlidir.
Bir gencinkinden daha güçlüdür yaşlı bir adamın gözyaşları çünkü onlar güçsüz bir bedendeki yaşamdan kalan kalıntılardır. Bir gencin gözyaşları bir gül yaprağının üstündeki çiy damlaları gibiyken yaşlı bir adamın gözyaşları kışın gelmesine yakın rüzgarlarla dökülen sarı yapraklar gibidir.
Aşk, ruhsal bir yakınlaşmanın mahsülüdür ve o yakınlık bir anda kurulmazsa yıllar hatta devirler sonra bile kurulması mümkün olmayabilir.
Bir şeyin görüntüsü, duygular doğrultusunda değişir böylece biz nesnelerin içlerindeki zarafeti ve büyüyü görebiliriz. İşte o anda bu sihir ve zarafet aslında bizim kendi içimizdekilerdir.