"Çocuk öfkesini ifade ettiği için sürekli olarak cezalandırılırsa öfkelendiği zaman endişe duymaya başlar ve öfkesini ifade etmekten kaçınmanın yollarını öğrenir. Diyelim ki çocuğun öfke deneyiminden ve ifadesinden (ve bunların yol açtığı korkutucu sonuçlardan) kaçınmak için tercih ettiği strateji pasiflik ve geri çekilme olsun. Bir süre sonra bu pozisyona o denli kendiliğinden gelmeye başlar ki, artık içinde öfke hissettiğini kendi bile fark etmez. Hissin kendisinin yerini savunma şekli alır ve bu da (pasif, agresif ve çekingen kişilik bozuklukları gibi) karakter patolojilerine sebep olup gelecekte kuracağı ilişkilerin tamamını etkileyebilir."
“Birbirine ters düşen öyle çok şey gördüm, birbiriyle çelişen öyle çok şey duydum ki! O görmeler yüzünden gözlerim, eşyanın yüzeyinde, ruhu özü örten o ince ve sert kabukta aşındı. Artık hiçbir şeye inanmıyorum, hattâ şimdi eşyaların ağırlığından, sabitliğinden, açık seçik gerçeklerden şüphe ediyorum. Avludaki taş havana parmağımla vursam ve sorsam: sabit misin, muhkem misin? — Evet! diye cevap verse bilmem inanır mıyım!”