Demek, en büyük fânî, en küçük bir âlet ve cihâzât-ı insaniyeyi doyuramıyor. İşte bu isti'dattandır ki, insanın ebede uzanmış emelleri ve kâinâtı ihâta etmiş efkârları ve ebedî saâdetlerinin envâ'ına yayılmış arzuları gösterir ki: Bu insan ebed için halk edilmiş ve ebede gidecektir. Bu dünya ona bir misâfirhânedir ve âhiretine bir intizar salonudur...
Sözler
Evet, şu kâinâtı idare eden Zât, herşeyi nizâm ve mîzan içinde muhâfaza ediyor. Nizâm ve mîzan ise; ilim ile hikmet ve irâde ile kudretin tezâhürüdür.
Sözler
"Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sâhibsiz olamaz. Bir harf kâtibsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki; nihâyet derecede muntazam şu memleket Hâkim'siz olur?
Sözler