** “Gerektiği gibi düşünmüyorsun Cun” dedi Şomintsu birgün iç çekerek.”öncelikle çok düşündüğün için,sonrada yeterince düşğnmediğin için.”
“Çok düşünüyorsun,çünkü düşünceyi dünya ile kendi arana koyuyorsun,gözlemden çok gevezelik ediyorsun.olayları kavramaktan çok önyargıya dayalı fikirler geliştiriyorsun.Gerçeğe karşına çıktığı gibi bakmak yerine burnunun ucuna koyduğun renkli camların ardından bakıyorsun,mavi gözlüklerin ardından bakınca dünya senin için mavi,sarıların ardından bakınca heryer sarı ,kırmızıların ardından bakınca lal kırmızı diğer renkleri kızıla boyuyor…Algını sen kendin fakirleştiriyorsun.çünkü oraya koyduğum şeyden başkasını göremiyorsun:önyargıların.
**Can çekişiyorsun.çünkü herşeyin üzerini örtmüşsün,duygularının,sorunlarının,geçmişinin.Kim olduğunu bile bilmiyorsun,dolayısı ile kendinden birşey inşa edemiyorsun.
Uzun uzun düşündüm,sakince cevap verdim.
“Yanılıyorsunuz Şomintsu Usta,asıl siz beni tanımıyorsunu.Ben kim olduğumu biliyorum.
“Kuşkusuz bilmiyorum.Ama bunun bana bir zararı yok.İsmini,aslını,travmalarını benden gizleyebilirsin,bu benim yaşamıma devam etmeme engel olmaz.Ama bunları kendinden gizlersen ,yaşamına devam edemezsin.”
“Benim geçmişim önemsiz.Hayal kırıklığına uğrarsınız “
“Hımm…birisi az anlatıyorsa çok gizlediğindendir.”
“İşte bu senin hatan Cun.İnsanın içine attığı açık ettiğinden daha ağır çeker”