Seda birgülen

Seda birgülen
@Sdkmn
“…Buluştuğumuz günlerde doğal ve kendi gibi olmaya gayret ederdi.Elbette başaramazdı.Çünkü insan zorla kendi gibi olamaz.”doğal ol” buyruğu bize ister başkalarından ister kendi içimizden gelsin,buyruklar içinde en çelişkili ve en uygulanamayandır.” “…..Babamın mektubu büyük matematikçi John von Neumann’dan bir alıntı ile sonlanıyordu: “Eğer insanlar matematiğin basitliğine inanmıyorsa bunun tek nedeni hayatın ne kadar karmaşık olduğunun farkına varmamalarıdır”…
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Alıntılar “Yazıyorum,çünkü bana bir cümleye asla çünkü ile başlamamamı söylediler.Ama ben bir cümle kurmaya değil özgürleşmeye çalışıyordum.Çünkü özgürlük avcıyla avı arasındaki mesafeden başka bir şey değilmiş” “Bazı insanlar tarihin hep zannettiğimiz gibi bir çizgi olarak değil de sarmal şeklinde ilerlediğini söylüyor.Zaman içinde dairesel bir güzergah izleyerek seyehat ediyoruz,merkeze olan uzaklığımız artıyor ve sonra yeniden azalıyor,aradan bir halka eksiliyor…” “Anne; bir seferinde bana hazfızanın bir seçim olduğunu söylemiştin.Ama tanrı olsaydın.onun bir sel olduğunu bilirdin.” “O ana kadar beyaz bir çocuğun kendi hayatında herhangi bir şeyden nefret edebileceği aklıma gelmemişti.Onu,bu nefretten yola çıkarak,her yönüyle tanımak istiyordum.Çünkü seni gören birine vereceğin şey budur,diye düşünüyordum.Nefretine bodoslama yaklaşırsın ve o insanla yüzleşmek, o insanın içine girmek için ,o nefretin üstünden aşarsın,köprü gibi “ “…Bazen ,aldırışsız olduğum zamanlarda,hayatta kalmanın kolay olduğunu düşünüyorum:Elindekilerle yada kısmetine düşmüş olanlardan geriye ne kaldıysa onlarla yola devam ediyorsun sadece,ta ki bir şey değişene ya da nihayet yok olmadan da değişebileceğini,tek yapman gerekenin fırtına geçene kadar beklemek olduğunu idrak edene ve -evet- isminin hala yaşayan bir şeyin ismi olduğunu anlayana kadar ..” “….şayet öyleyse bile,neden olmasın ki?Belki de aynalara yalnızca -ne kadar aldatıcı olursa olsun-güzellik aramak için değil,-gerçeklere rağmen- hala burada olduğumuzdan emin olmak için bakıyoruzdur.İçinde hareket ettiğimiz avlanmış bedenin henüz yok edilmediğinden,kazınıp silinmediğinden emin olmak için .kendini hala kendin olarak görmek,yok sayılmamış insanların bilemeyeceği bir sığınaktır “ “Hiçbirşey sonsuza kadar sürmez diyorlar ama
“Dün bugünün geçmişidir.Yarının geçmişi de bugündür.Yarın ertesi günün geçmişi haline gelir.Yani biz daima geçmişte yaşarıZ.Eh bugün yarının geçmişi ise ,bugün yaptığınız şeyler yarını değiştirmez mi?Geçmişe dönemezsiniz.Günü gününe yaşarsınız sadece.Öğle olunca sabah geçmişe dönüşür,gece olunca öğlen de geçmiş haline gelir.Geçmişte yaşarız ama geçmişi değiştirmeye niyetlenmeyiz.”
“Everest’te yolunu şaşırmış bir dağcı olsaydım, Okyanusun ortasında dalgaların hızla çarptığı bir kayaya tutunmuş,batmış bir kazazede olsaydım, Sahra çölünde güneşin altında cayır cayır yanan bir kaşif olsaydım, Caddede karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir kör olsaydım, gecenin bir saatinde arabam bozulsaydı, ıssız bir adada yaşasaydım, sürücü kabininde yalnız bir hızlı tren makinisti olsaydım, sigaramı yakmak üzereyken ateşimin olmadığını farketseydim, merdivenlerin başında kalakalmış bir felçli olsaydım, komik bir hikaye bilseydim ve bunu anlatacak kimsem olmasaydı sırtımın ortasında bir yer kaşınsaydı ve kaşıyacak kimsem olmasaydı işte o zaman Jean-Paul Sartre bir cüret çıkıp bana “ cehennem başkalarıdır” deseydi ,ondan sırtımı kaşımasını isterdim.”
** “Gerektiği gibi düşünmüyorsun Cun” dedi Şomintsu birgün iç çekerek.”öncelikle çok düşündüğün için,sonrada yeterince düşğnmediğin için.” “Çok düşünüyorsun,çünkü düşünceyi dünya ile kendi arana koyuyorsun,gözlemden çok gevezelik ediyorsun.olayları kavramaktan çok önyargıya dayalı fikirler geliştiriyorsun.Gerçeğe karşına çıktığı gibi bakmak yerine burnunun ucuna koyduğun renkli camların ardından bakıyorsun,mavi gözlüklerin ardından bakınca dünya senin için mavi,sarıların ardından bakınca heryer sarı ,kırmızıların ardından bakınca lal kırmızı diğer renkleri kızıla boyuyor…Algını sen kendin fakirleştiriyorsun.çünkü oraya koyduğum şeyden başkasını göremiyorsun:önyargıların. **Can çekişiyorsun.çünkü herşeyin üzerini örtmüşsün,duygularının,sorunlarının,geçmişinin.Kim olduğunu bile bilmiyorsun,dolayısı ile kendinden birşey inşa edemiyorsun. Uzun uzun düşündüm,sakince cevap verdim. “Yanılıyorsunuz Şomintsu Usta,asıl siz beni tanımıyorsunu.Ben kim olduğumu biliyorum. “Kuşkusuz bilmiyorum.Ama bunun bana bir zararı yok.İsmini,aslını,travmalarını benden gizleyebilirsin,bu benim yaşamıma devam etmeme engel olmaz.Ama bunları kendinden gizlersen ,yaşamına devam edemezsin.” “Benim geçmişim önemsiz.Hayal kırıklığına uğrarsınız “ “Hımm…birisi az anlatıyorsa çok gizlediğindendir.” “İşte bu senin hatan Cun.İnsanın içine attığı açık ettiğinden daha ağır çeker”