Seda birgülen

Seda birgülen
@Sdkmn
“Dün bugünün geçmişidir.Yarının geçmişi de bugündür.Yarın ertesi günün geçmişi haline gelir.Yani biz daima geçmişte yaşarıZ.Eh bugün yarının geçmişi ise ,bugün yaptığınız şeyler yarını değiştirmez mi?Geçmişe dönemezsiniz.Günü gününe yaşarsınız sadece.Öğle olunca sabah geçmişe dönüşür,gece olunca öğlen de geçmiş haline gelir.Geçmişte yaşarız ama geçmişi değiştirmeye niyetlenmeyiz.”
Reklam
Puan vermedi·192 syf.··
2025 35. kitabı
Kahramanımız hikayenin başında bir kara kediyi takip ederek ,zamanda yolculuk yapmasını sağlayacak kokteyllerin hazırlandığı bir bara ulaşıyor.Buradaki karakedi simgesi matrix serisinde dejavu meteforunu simgeleyen karakedi mi bilmiyorum ,ben öyle olduğuna inanmayı seçtim . Aslında kitabın konusu ve akışı ile ilgili referans olarak verebileceğim matrixten daha çok örtüşen bir film var ; “kelebek etkisi” . O senaryo bu kitaba göre daha sert akıyor denilebilir. Kitabın kahramanı 5 kere geçmişe gidip bir şeyleri değiştirmeye çalışıyor; sonuçları söylemeyeceğim spoiler olmasın Geçmişe yada geleceğe çok fazla odaklanıp bugünü kaçırmak insanoğlunun zaman ile ilgili en büyük sınavı muhtemelen.Geçmişe baktığımızda mutlu anlarımıza değil de pişmanlıklarımıza odaklanmamız da cezamız gibi .Belki de öyle değil böyle yapsaydık çok daha kötüsü olacaktı misal…Yani biz CARPE DİEM ‘den devam Nihayetinde ;ben bu paralel evrenler,zaman sapmaları,zaman yolculukları filan işlerini çok severim .Bu nedenle çok keyifle okudum .Sade ve akıcı bir dil .kolay bir okuma.Bu arada tüm dünyada kore kültürü ergen yaş grupları arasında inanılmaz bir populerlik içinde .Kitapta kore populer kültürü ve eğitim sistemi ile ilgili de güzel detayların metine rahatsız etmeden yedirilmesi çok hoştu.
KarıştırıcıLee Hee-young · Yuzu Kitap · 2025293 okunma

Seda birgülen

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.··
2025 35. kitabı
Lee Hee-young
8.3/10 · 293 okunma
“Everest’te yolunu şaşırmış bir dağcı olsaydım, Okyanusun ortasında dalgaların hızla çarptığı bir kayaya tutunmuş,batmış bir kazazede olsaydım, Sahra çölünde güneşin altında cayır cayır yanan bir kaşif olsaydım, Caddede karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir kör olsaydım, gecenin bir saatinde arabam bozulsaydı, ıssız bir adada yaşasaydım, sürücü kabininde yalnız bir hızlı tren makinisti olsaydım, sigaramı yakmak üzereyken ateşimin olmadığını farketseydim, merdivenlerin başında kalakalmış bir felçli olsaydım, komik bir hikaye bilseydim ve bunu anlatacak kimsem olmasaydı sırtımın ortasında bir yer kaşınsaydı ve kaşıyacak kimsem olmasaydı işte o zaman Jean-Paul Sartre bir cüret çıkıp bana “ cehennem başkalarıdır” deseydi ,ondan sırtımı kaşımasını isterdim.”
Puan vermedi·152 syf.··
2025 34. kitabı
Çok çok çok severek okudum . Yalnızlığı tüm iyi ve kötü yanları,tüm avantaj ve dezavantajları, hediyeleri ve cezaları ile ; üstelik kalbime bir bıçak saplayıp yavaş yavaş çevirircesine etkili anlatması inanılmazdı.Abartmıyorum. Yalnızlığı çok seven biri olarak kimi zaman zevkli yanlarını düşünüp “tabi ki “ dedim ; kimi zaman bahsedilen yalnızlıkta boğulduğumu hissederek çok üzüldüm . Beğendiğim kitaplarımdan anladığınız üzere ;ben edebiyatta sadelikteki çarpıcılığı çok seviyorum.Bazen paragraflarca tarif edilebilecek duyguları bir cümlede hissettiren yazarlar var .O son basit cümleye kadar olan süreci çok güzel kurguladıkları için.Bu kitapta tam olarak böyle . Japonların bir tanımı var “ŞİBUMİ” Trevanian’ın muhteşem romanı ile tanışmış olduğum bu tanım tam olarak bu kitabı anlatıyor gibi .Şu demek : “o kadar gerçek ki sahici olmasına gerek yok .İfade dolu bir sessizlik,bilgiden çok anlayış “ “Karşı komşunun panjurları üç gündür kapalı “ diyor mesela,ben anlıyorum ki yalnızlık canını çok yakıyor ve bu beni üzüyor . Etraftaki yalnız insanları sıkça düşündüren yalnızlığın konforlu taraflarını da gösteren çok naif harika bir eser.
Tek Yalnız Ben DeğilimJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20258bin okunma
Reklam