Müslümanlar ile Yahudiler arasındaki ilişkilerde de şüphe öne çıkıyor; bu defa güvensizlik, sırtlarını dine dayamış ve topyekün bir savaşa -her düzeyde ve tüm gezegende sürdürülen bir savaş- girişmiş milliyetçilikler arasındaki daha yakın tarihli ve çok daha sert bir rekabetten kaynaklanıyor.
Hristiyan geleneği içinde yer alan ülkelerde, İslam’a karşı takınılan tavır şüphe sözcüğüyle ifade edilebilir. Bunda tek neden terörizm değil; yerküreyi ele geçirme konusunda aynı ihtirası paylaşmış iki fetihçi din arasındaki rekabetten doğmuş daha kadim bir güvensizlik söz konusu..
Toprağında acelecilik, mizacında sebatsızlık vardı Adem’in.
Ahdinde vefasız, varlığında azimsiz ve kararsız çıktı.
Ve ki sözdü bu nihayetinde, unutması vardı.
Öyle bir unutmak ki bütün bir insan soyu hatırlasındı.