NIC

Başkumandan, Kocatepe’den…
“Bugün 26 Ağustos 1338 (1922), saat ondan itibaren tekmil cephede taarruza başlanmıştır. Muvaffakiyet Allah’tandır.”
Sayfa 478·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Asıl Kuva-yı Milliye
.. Binlerce yüzbinlerce adsız vardı. Bu adsızlar ya savaşkan birer erdiler ya muharebelerin mihnetlerine alın terleri ve gözyaşları ile katılmış yarı aç, yarı tok, lime lime kıyafetli analar, gelinler, kızlar, çocuklar ve ihtiyarladılar. … ..hep birbirlerine sokularak, hep birbirlerini kendilerine siper ederek, önlerinde hayal meyal kağnıları, böğürleri birbirine geçmiş öküzleri, inekleri ve ellerinde övendireler ile uçsuz bucaksız bir kadınlar, çocuklar ve ihtiyarlar ordusu… İşte asıl Kuva-yı Milliye buydu!…
Sayfa 466·Kitabı okudu
Mustafa Kemal
..Mustafa Kemal, 1920’de Büyük Millet Meclisinin karşısına, eli tabancasında ve peşinde silahşörleriyle yürüyen bir baskı ve ihtilal adamı gibi çıkmadı. Tersine olarak, çağdaş hukuk ilkelerinden dayanaklar arayan, meşru bir teşrii kuvvete saygı gösteren yeni bir devlet kurucusu olarak çıktı. …ilk nutkunu verirken karşısındaki topluluk, ..birlik arzetmeyen, bir topluluktu. .. onlar milletvekiliydiler..her şey millet ve onun adına yapılacaktı. Bütün yetkiler, milletin vicdanını temsil edecek Millet Meclisinden gelecekti. Silahın gücüne güvenmiyordu. Ne maceracı, ne hayalperestti. Hele ihtilalci? Asla!…
Sayfa 261·Kitabı okudu
Mustafa Kemal
(TBMM’nin kuruluşu, 24 Nisan’daki nutuk ve Meclise verilen yön üzerine) ..Atatürk’ün bu olaya hakim olan ruh yapısını kısaca, üç unsurda toplamak kabildir: Önsezi, Mantık ve Meşruluk duygusu… ..Atatürk’ü Atatürk yapan vasıfların başında gelen üç ve asli vasıf bunlardır. Bu vasıflara, donmuş doktrinlere bağlanmamak ve aksiyon adamı olmak vasıflarını da eklersek, Mustafa Kemal’i tarif etmiş oluruz.
Sayfa 259·Kitabı okudu
Meclis, Ordu ve Mustafa Kemal
“Bence Meclis nazariye değil, hakikattir. Evvela Meclis sonra ordu. Ordu demek, yüzbinlerce insan, milyonlarca servet ve varlık demektir. Buna iki üç şahıs karar veremezler. Ben kerameti, Meclis’ten bekleyenlerdenim…” (Ankara’da TBMM’nin ilk safhalarında Mustafa Kemal, Yunus Nadi’ye hitaben)
Sayfa 230·Kitabı okudu