Ahmet Hamdi Tanpınar'ın okuduğum ilk romanı oldu. Tarzını çok bilmesem de çağdaşı olduğu diger yazarlarla benzer bir kaleme sahip, akıcı bir üslubu var. Ancak kitabı bütünsel olarak degerlendirdiğimde diyebilirim ki, hikaye örgüsünde bir çok yan karakter hikayesi olsa da, belli başlı bir amaç ve netice yok.
(Spoiler içerir) Beni en çok etkileyen hikaye halasının tabuttan kalkıp kendisini evine omuzlar uzerinde bir kahraman gibi taşıtması oldu diyebilirim.
Ben aşktan daima kaçtım. Hiç sevmedim. Belki bir eksiğim oldu. Fakat rahatım. Aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir. Şu veya bu şekilde... Fakat daima ödersiniz.
Hata, dedim. Hem de büyük hata... Elbette işlemez. Kordonsuz saat, yularsız hayvan, nikahsız kadın gibidir. Saatini seven evvela bir kordonla kendisine bağlar.