Aristo’ya islam filozofları soruluyor. “Bunların hepsi hakkıyla filozoftur. Lakin bu yolda çok büyük tehlikeler ve sayısız helak edici şeyler var; zira vesveselerin tehlikeleri, nefsin istek ve arzularının ayartıcılıkları, batıl saptırma veya aldatmalar, fâsit tahayyüller, sâliki talep çölünde şaşkına çevirir ve başını döndürür. Öyle ifsat edici, fesada götürücü fesatlar çıkar ki küçük bir nümayişle, davranışları, yapıp ettikleri “susamış kimsenin geniş düzlüklerde görüp su zannettiği serap gibi” olan kafirler gibi yoldan çıkabilir, talepten vazgeçebilir.
.
.
Sonında ona gelip ulaşınca orada bir şey bulamaz. (Nur, 24/39)
.
.
Halîlî kattâ’ el-feyâfi ile’l-hummâ
Kesîrun ve erbâbu’l-vusûl kalâil.
( Hummaya dost çoktur keskin sahralarda
Vusûl ehli azdır kavuşma yolunda)
Abdullah b. Amr'dan (ra) rivayet edildiğine göre Resullullah (sas) şöyle buyurdu: "Kur'an sahibine: 'Oku ve yüksel, dünyada tertil üzere okuduğun gibi (burada da) tertil üzere oku. Şüphesiz senin makamın okuyacağın son ayetin yanındadır' denilir."
Ebu Davud, "Vitr", 20