Şebnem

ben aradığımı bulmuştum fakat tekrar kaybettim– onu yeniden kazandırmadığı gibi bugünü de uykuyla uyanıklık arasın- daki dağınık bilinçle tecrübe edilen bir eşiğe dönüştürür. Hafıza bir kemirgen gibi çalışır, bugünü uyuşturur, parçalar, deler, deşer; geride kendisinden bir gelecek üretilemeyecek boşluklar, kopuşlar bırakır. Şimdiki zaman, hayatiyeti elinden alınmış ancak geride bı- rakılamamış şeylerin, dönemlerin, kişilerin, isimlerin, tecrübelerin, enkazına dönüşür. Yaşamak, hafıza denen köstebeğin durmadan deştiği, kurak bir şimdiyi tüketme işidir. Velhasıl her şey geçmiş ve gelecektir, şimdiki zamanla sadece kötü filmler ilgilenir.
Sayfa 74
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Nihan senin hep sevilmen gerek. Herkes seni sevse. Sana herkes âşık olsa. Sen bir kavram olsan. Nihan tarihi kürsüleri kurulsa. Senin üzerine tezler yazılsa, Nihan Antolojisi, Nihan Sözlüğü, Nihan’ın Öyküsü, Nihan ve Mitoloji, Nihan’ın Kuralları, Nihan ve Nihanvari Şeyler
Sayfa 71
Cazibe, diye düşündü, tuhaf bir şey ve bazen metruk yerlere de yuva yapıyor.
Sayfa 70
Nihan’ın yüzünü izlerken Salih kalbinin daha önce varlığından haberdar olmadığı kasları olduğunu fark etti, kalbinin göğüs kafesinde kapladığı yeri bütünüyle hisse- diyordu, bir metafor gibi değil, tam anlamıyla biyolojik bir şey gibi. Sadece kokulardan, renklerden, türlü lezzetlerden ve safi neşeden yapma şu birkaç günlük zaman parçasını kenarlarından düzgünce kesip göğün tavanına asmak, içi sıkıldıkça kafasını kaldırıp onu izleyebilmek istedi.
Sayfa 70
Herkes içinde bilinmez tutkular ve istekler taşır halde her gün sokaklarda, hiçbir tuhaflık yokmuş, her şey aleladeymiş gibi yürümeyi başarıyordu. Bu Salih’e hep akıl almaz bir şey gibi gelirdi. İnsanlar arzularını, yani gerçekte oldukları şeyi gizlemeyi kendi başlarına öğrenmiş olamazlar diye düşünürdü. Her an dehşetli bir polisiyeye dönüşmeye teşne bu oyunu kumanda eden biri olmalı. Varoluşu anlamsız bulanları anlamıyordu. Ona göre varoluşun sorunu nihayetinde anlamsız değil aşırı anlamlı olmasıydı. Kat- lanması zor olan da anlamsızlığı değil sonsuzcasına uzayıp giden anlamlarıydı.
Sayfa 69