Mühim olan karşılaşmanın rastlantısallığı değildir. Esas mesele bu tesadüfe gelecekte ne anlam verileceğidir. Karşılaşan iki bedenin birbirinden ne yapacağı, bir arada durduğunda uzayı neresinden eğip bükeceği, varlığı neresinden esneteceği, kendilerini ona nasıl ekleyeceği; gerçekte önemli olan budur.
Ama şeyler durması gerektiği yerde duruyorsa ve sen de bitmek bilmeyen bir hınçla hayattan alacaklı olduğunu dü- şünmekten artık vazgeçmişsen başını kaldırıp etrafına gerçekten baktığın an rastlantı kendini açar.
Herkes kendisini artık sıradan olmadığına inandıran bir karşı- laşma yaşar. Ona, dünyaya başka türlü bakması için bir çift yeni göz armağan eden bir karşılaşma.