Şebnem

Şu anda sana bu satırları yazarken bir taraftan da gönderdiğin şarkıyı dinliyorum. Şarkı beni paramparça ediyor, sonra tamamen başka bir bi- çimde, çok hızlıca parçalarımı birleştiriyor, benden yeni birini yaratıyor.
Sayfa 55
Reklam
Bence kalple karın boşluğu arasındaki yer, bedenimizin o bölgesi müziğin içimize batması için yaratıldı.
Sayfa 55
Öpüştüğümüzü düşünüyorum, sanki dünya birden geniş- liyor.
Sayfa 55
Her insanın onu artık sıradan biri olmadığına inandıran bir yaşantısı olur. Dünyaya ve şeylere bakışı topyekûn değiştiren, onu doğayla, hayvanlarla, insanlarla belli bir rezonansa sokup ona bütün eşyayla bir tür uyum ve anlayış içinde titreştiğini, senkronize oldu- ğunu hissettiren bir karşılaşma. Burada söz konusu olan, kişinin bir tesadüfün sabitlenme anında orada bulunduğu için bakışının Leylavari bir açıyla kırılması ve bundan böyle her şeyi şairane bir biçimde görmeye başlaması değildir. Burada gerçekleşen; bu kişinin bütün diğer insanlardan gizli bir bildiği varmış ama onun ne oldu- ğunu henüz tam ifade edemiyormuş gibi bir havaya ve ruh haline giriş yapmasıdır. “Ben artık sıradan biri değilim. Anlatmaya değer bir hikâyenin kahramanıyım. Ben anlatamam. Sadece yaşarım. Ama bir gün bir bilen gelse ve benimle tanışsa, hikâyemi benden duysa, muhakkak ki anlatmak ister.”
Sayfa 54
Bir an uyanacak gibi oldu, sol kolunu önce önüne doğru attı, sonra elini bacaklarının arasına sıkıştırdı, sağ yanına dönüp uyumayı sürdürdü. Acaba dondurma seviyor mudur? Yüzünü inceledim. Pür ve billur. Bir ara içini çekti. Göğsüme bir şey oldu; saniyenin mikro bir biriminde kalbimde nano-metrik bir çatlama oldu; sesini bile duydum, milimikron ölçeğinde. Nihan’ın yüzünü izlerken birdenbire kalbim kırıldı. Derin bir nefes aldım.
Sayfa 54
Reklam