Neredeyse. Hah işte senin kelimen bu; neredeyse. Olup biten her şeyle ilgili bir neredeysen var senin. Neredeyse ile çok geç arasında sıkışıp kalmışsın. Hayatın hep bu iki şey arasında kararsız bir salınmadan ibaret. Belirsiz bir vaat ile namümkün bir telafi birleşmişler Salih ol- muş. Görmen gereken şey hayatının bu acayip yapısı. Neredeyse. Çok geç. Daha değil, daha olgunlaşmadı, daha var derken hop bir bakmışsın artık çok geç. Sen avokado değilsin Salih. Sen sensin.
İbrahim, annesinin çocukken ona “İnsan üzgünken güzel görünmez, kızgınken güzel görünür, üzgün olma kızgın ol” dediğini hiç unutmaz, duygulardan öfkeyi, baharatlardan acıyı, insanlardan kadını beğenirdi.
Derin ve zamana yayılmış meselelerin ilk sebeplerinin de her zaman derin olması gerekmez. Salih bunu bilse muhtemelen canı çok sıkılırdı. Bu, kitap düşkünlerinin canını sıkabilecek bir bilgidir.