Aslında aşkların çoğu kaynağını işte bundan alır. Sevilmeyi sever insanlar. Böylece kendi seçtiklerine değil, onları sevme cesareti gösterene aşık olurlar.
Kitap sonlara doğru sıksa da ve kitabın bazı kısımlarında gereksiz bilgiler verildiğini düşünsem de bağışıklık ve nasıl daha sağlıklı yaşayabiliriz konularına ilgi duyan herkes için kazanım sağlayabilir diye düşünüyorum.
Zebralar ülser olmaz, diye yazar Sapolsky, çünkü onu harekete geçiren zorluk geçer geçmez stres yapmayı keserler. Zaman ya da enerjilerini, bir aslanın onları yakalamasından endişe duymakla geçirmezler - aslan ordaysa ondan kaçarlar ve aslan gittikten sonra da başka şeylere odaklanırlar.
Stres bağışıklık tepkinizi gerçekten de harekete geçirir - ama aynı zamanda onu baskılar da. O aynı inflamatuar stres hormonu - bağışıklık sisteminizin vitesini en üste çıkaran kortizol - daha sonra bağışıklık tepkinizi baskılamaya geçer. Başka bir deyişle, stres bağışıklık sisteminizi uyarır, bunun karşılığında zincirleme bir reaksiyon başlar, bu da Kortizol salgılanmasını tetikler ve nihayetinde bağışıklık sisteminiz baskılanır.