'Anlamsız yaşam'. O anda anlamıştım bunun ne demek olduğunu. Böyle bir yaşamı biliyorum çünkü... düşünceler vardır, ama birbirlerine bağlı değildirler, çobansız koyunlar gibi dolaşır dururlar kafalarda, onları bir araya toplayacak kimse yoktur. Anlamsız yaşam dediği bu olsa gerek. Arkama bakmadan kaçardım öyle bir yaşamdan. Bir şeyleri anlamaya başladığında nasıl acı çekiyor insan.
İnsanlar bir telaş içindeler, hiçbir şeyden haberleri yok, hiçbir şeyin tadını çıkaramıyorlar; buna zamanları da yok, istekleri de. Yeryüzünün ne denli zengin olduğunu, üzerinde ilginç ne çok canlının yaşadığını bilselerdi ne çok mutlu olurlardı. Oysa her şey insanlar için, her insan her şey için.
Bir kütüphane çok geniş olabilir; fakat eğer düzensiz ise küçük, ama derli toplu bir kütüphane kadar kullanışlı ve yararlı değildir. Benzer şekilde bir insan çok büyük bir bilgi yığınına sahip olabilir, fakat kendi kendisine üzerinde düşünerek bu bilgiyi gerektiği gibi işlememişse, üzerinde tekrar tekrar ve uzun uzadıya düşünülmüş çok daha küçük bir bilgi miktarından daha kıymetsizdir.