Seda olğun

İnsan ruhunu hiçlik kadar başka ne yaralayabilir ki;
Puan vermedi·83 syf.··
2024 1. kitabı
Merhabalar, aslında kitabı daha önce lisede okumuştum satrancı pek sevip ilgi duymadığımdan o zaman ne saçma diyip elime almıştım kült kitap olduğu için okumakta istemiştim bu ön yargı Ile kitabın içine pek odaklanmamıştım Bundan dolayı kitapla bütünleşememişim demek ki Velhasıl kitap okuma topluluğumuzun bu ayki kitabıydı kitabı inceleyip yorumlamak için tekrar elime aldım bir solukta kitabı okuyunca bugünkü Seda'nın bakış açılarıyla görüşleriyle bambaşka duygular ile kitabın son sayfasını kapattım. Pek spoiler vermek istemediğimden ötürü duygularımı yazmak istiyorum. Kitaptaki bütün karakterlerin analizi dönemin durumunu vs 20 kişilık ekip ile zaten 3 saat konuştuk. Psikolojik şiddetin, bedensel şiddetten daha yorucu ve öldürücü olduğunu kitapta çok güzel anlatılmıştır. Kitabın bu bölümünde insan bi durup HİÇLİKLE VARLIĞIN İNCE BİR ÇİZGİDE RAKS ETTİĞİNİ acı bir şekilde tecrübe ediyor, okurken birebir yaşıyormuş gibi oluyorsunuz. Son sayfasını okudum ve kendime " birilerinin deliliği (vehmi) başka birilerinin zaferi başarısı oluyor" derken buldum. Kitap belkide yazarın da kendi ile vedasiydi hayata karşı yenilgisiydi ki yazıya döküp sonradan intihar edip hayatına son veriyor ... Dünyada bir sürü savaşlar zaferler iktidar kavgaları süregelip gidiyor ama insanın kendi ile olan savaşı bir noktada yakasına yapışıyor, sonra ölü sessizliği ile canlanacagı can alıcı anları bekliyor. Günlerini varlikla
1000k
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279bin okunma
Reklam
Neden uçmuyor inci
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2023 14:25
Kitaplığıma göz gezdirince söyle bir elime alıp altını çizdiğim yerleri tek tek okuduğum sonra filmini veya sahnelerini açıp izlediğim, elimi göğsüme koyup için için barış dediğim bir kitap Lise yıllarımda edebiyat hocamın tavsiyesi üzerine alıp okumuştum yasaklı kitaplar arasında bir kitapti bir erzurum kitap fuarında can yayınlarına sormuştum sağolsun basım aşamasında olan kitabı bana bir haftaya getirmişlerdi sonra bu yıl fakültede hocamız sosyal hizmet açısından bir kitap okuyun diyince tekrar elime alıp bi 4. Kez okudum Ve çevremdekilere okutuyorum filmini de izletiyorum "Eğer adının anlamını taşısaydı barış beton duvarlar ve parmaklıklar ardında büyümek zorunda kalmazdı... Kitap hakkında spoiler vermek istemiyorum alıntılara bakınca zaten direk kitabı okumaya karar vereceksiniz diye düşünüyorum. Kitap annesi hüküm yemiş olan barışın annesi ile beraber hapiste kadınlar koğuşunda geçirdiği günleri ve o dönemde hüküm yemiş ve yazar olan incinin arasındaki iletişimi o bölünmez sevgi bağını anlatıyor. İnci bir gün barış uyurken hapishaneden ayrılır ve kitap barışın inciye yazdırdığı mektuplar ile devam ediyor , koğuştan haberleri mektuplar vasıtası ile inciye ulaştırmak istiyor lakin hiçbir mektup inciye ulaşmaz .... Bir barış düşünün, simit nedir bilmiyor Hayva diye bildiği bir tek avlunun duvarında gezen kedidir ... Ağaç nedir çimen nedir bilmez .. Uçurmayı görür bir gün inciye sorar bu ne diye Sonra bir uçurtmadan dahi korkanların gökteki uçurtmayı ateşlediği bir dönem, barış böyle bir dönemde Avlu köşelerinde çiçek açmaya çalışan bir çocuktur Çok şeyler yazmak istiyorum ama spoiler vermiş olurum diye burada kısa kesiyorum ,kitabı okuyun yorumlarda muhabbet edelim Barışların isminin anlamını taşıdığı bir dünyada buluşalım
Edebiyat
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202117,2bin okunma
Puan vermedi·552 syf.··
2023 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2023 06:07
Öncelikle Merhabalar kitap hakkında bir inceleme yazıp yazmamak hakkında çok düşündüm çünkü toplumumuz o kadar sivri kesimleri olan bir şey haline geldi ki kitabın içinde de toplumun iki Sivri kesimini anlatmaktadır toplumun birbirine çok uzak iki kesime uygulanmaktadır diye düşünüyorum kitabı yazarın biraz ağdalı dili var diye düşünüyorum bu ağdalı dili yüzünden Bence birçok okur tarafından ya da hiç okumadan yorum yapan okurlar tarafından eleştirilmiştir diye tahmin ediyorum bu ağdalı dilin kitabın sonuna doğru daha biraz yumuşadığını düşünüyorum toplumun arafta kalmış kesimi hakkında pek bir yorum yapılmamış bu iki sivri kesim hakkında yazarın söylentileri bir kesim aşırı Dindar dinini yaşamaya çalışan bir topluluk diğer kesim Müslümanım dediği halde �slamiyeti dinin esaslarını gerici çağ dışı olarak düşünmektedir yorum yapan kişiler bu düşünceler hakkında hiçbir eleştiri ele almamış Lakin yazarın mini etekli Avrupai şekilde takılan kesim hakkında yaptığı yorumlar hakkında linçlemiş Evet dili ağır ağdalı ve hoş görünmeyecek bir şekilde eleştirmiş yazar, lakin bu kesimin dinini yaşamak isteyen insanlara karşı barikat şekilde duruşu da çok ağır bir durum( aynı şekilde yazarın dinin emirleri dahilinde kadin erkek ilişkileri üniversite ortamı hakkında düşünceleri benzetmeleri nasıl desem ki yanlışa sert bir şekilde yanlış deme tarzı okurları rahatsız ediyor. Ama dinimizin emirlerini inkar etme lüksü vermiyor bu durum bizlere)(keşke sert bir şekilde güzel olmayan benzetmeler ile yazmasaymiş bu durumda yazar geçmiş zamanda tesettürlü dindar kesimin ve dinini yaşamak isteyen gençlerin zorluk çekişleri belkide kendisi aynı durumu yaşadı bundan dolayı da sert bir üslup kullandı diye düşünüyorum) Feyza'nın kızı Hilal'in başörtü takması Birçok kişiyi rahatsız ediyor bir
Edebiyat
Huzur SokağıŞule Yüksel Şenler · Timaş Yayınları · 202518,3bin okunma
Zezenin klonlanmış hali TUĞRUL
Puan vermedi·288 syf.··
2022 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2022 21:36
Kısa bir soluk almak isteyenler için öneririm .... Kitaba başlarken zezenin 90lı yıllarda yaşayan bir klon halini Tuğrul olarak hissettim.. Kendimi televizyon karşısında 90lı yıllara değinen bir dizi izledim varsaydım. Sonra kitap artıkça bir an küçük Tuğrul'un zeze olduğunu hissettim zezenin bir ağacı vardı Tuğrul'un sığınacak odası... daha doğrusu kafesi... Zaman zaman tugrulun viskos masasında bir biblo gibi olduğunu hissettim.. Tuğrul olsaydım bu kadar içimden konuşmaz bu denli susmazdım... en azından avazım çıktığı kadar neden diye bağırırdım yada baba neden?????? Diye çığlık atardım Ama kitabın bittiği yer benim için yeterli değildi tuğrulun bir gün en iyi arkadaşı Güneşi bulmasını içten içe bekledim ... Yıllar sonra yan yana oturup kafalarını göğe kaldırıp özgürlüğü yan yana hissetmelerini çok istedim Tugrula burdan seslenmek istiyorum iyi arkadaşlar hatta sessizliğinde seni taniyabilecek anlayabilecek insan az bulunur... Lütfen en iyi arkadaşın Güneşi bul ve arkadaşlığınıza sahip çık (gerçek hayat ve olaylar sonrası çok ütopik gelebilir bu isteğim lakin Tuğrul'un yüreği ve yalnızlığı ile düşünüyorum)
Rüzgarın Savurduğu YerdeHüseyin Gökmen · Flora Kitap · 202026 okunma