"Zümrüt aramak için her şeyini terk etmişti bu adam. Beş yıl boyunca bir ırmağın kıyısında çalışmış, dokuz yüz doksan dokuz bin dokuz yüz doksan dokuz taş kırmıştı, bir zümrüt parçası ararken.
İşte o anda vazgeçmeyi düşünmüş, oysa zümrüdünü bulması için bir taş, bir tek taş kalmıştı."
“Kimileri, ‘Sev beni!’ diye bağırır, ötekileri, ‘Sevme beni!’ diye. Ama en kötü ve en mutsuz olan bir bölümü de, ‘Sevme beni, yine de bana sadık kal!’ diye.”
Varoluşsal yalnızlığı bir hisseden ben miyim?
Soruda bile bir ortak arama çabası var. Nedir bu insan ihtiyacı, evrimsel mi
yoksa öyle inandığımız için mi?
“Düşünüyorum da, hepimiz şurada oturmuşuz, o değerli varoluşumuzu sürdürmek için yiyip içiyoruz. Oysa, var olmaya devam etmemiz için hiçbir, ama hiçbir sebep yok.”