..burada her şey sırlıdır. Öyle bir sırlanmıştır ki, herkes yani her oyuncu aynı şeye bakar ama kendi bilinci kadar okur. İşte O’nun büyüklüğü, her şeyi seviye seviye ama bulunabilecek şekilde sırlamasındadır. İnsanın büyüklüğü ise bu sırları ilmek ilmek çözebilme potansiyelidir. ‘Ben her şeyi verdim’ der. Almayı seçebilene her şeyi. İşte alabilmenin tek yolu, her seviyede kendini bilmek ve o seviyenin nasibini alabilecek olan olmaktır.
Cahiliye: Bu devre bu ismin verilmesinin sebebi, insanlarin okuma yazma bilmeyisi degil; kainatin her yerinde gorsel ayetler ile “Bu nimetleri Allah’tan baskasi yaratamaz, bunlari O’ndan baskasi size veremez” diye yazdigi halde , bu yaziyi okumayan insanlar oldugu icindi.
Biz iflah olmaz bir güruhuz. Çünkü eğitimsiz, hafızasız, korkağız. Çünkü utanmaz, iyilik bencili ve dayak arsızıyız. Zayıf değiliz ama iki büklümüz. Cahil değiliz ama bildiğimizi hayata çevirecek o toplumsal görgü yok bizde.
….
Doğruyu bildiğimiz halde yapmadık, ayağa kalkmadık. Ya da doğruyu bildiğimizi sandık. Biz kötüye”neden kötüsün “ diye soran cahil, eylemsiz, felçli iyiler topluluğuyuz. Çok bilgiliyiz belki, belki çok kibarız, koca yürekli falanız ama kof yürekliyiz biz. Bilgilerimiz ezber, caka satmak için. Pratikte bir karşılığımız yok bizim.