Bir insanın olaylara karşı temel ölçütü "Gerçekçi" olmazsa asla kendi hakikatini bulmuş sayılamaz, hep fikir üretmek yerine başkasının fikri ile tatmin olmak zorunda kalır. Bu da yeterli düzeyde farkındalık yaratmaz ve dünya anlamsız ilerlemeye devam eder.
-Sevgili kardeşlerim, düşünelim ama gerçekçi.
Bir insanın olaylara karşı temel ölçütü "Gerçekçi" olmazsa asla kendi hakikatini bulmuş sayılamaz, hep fikir üretmek yerine başkasının fikri ile tatmin olmak zorunda kalır. Bu da yeterli düzeyde farkındalık yaratmaz ve dünya anlamsız ilerlemeye devam eder.
-Sevgili kardeşlerim, düşünelim ama gerçekçi.
Dünyayı gerçek, somut biçimiyle mi görüyoruz, yoksa dünyaya yansıttığımız kendi sınıflamalarımız, dürtülerimiz, beklentilerimiz ve soyutlamalarımız doğrultusunda mı? Ya da dobra dobra sormak gerekirse, görüyor muyuz yoksa kör müyüz?