Läran Om Staten - Johan Vilhelm Snellman
9/10
·336 syf.··
2026 202. kitabı
Johan Vilhelm Snellman, devletin özü hakkındaki kitabında; devletin ne olduğunu, nasıl oluştuğunu, gücünü nereden aldığını ve bu gücün nasıl elde edildiğini çok güzel bir şekilde parçalayarak
Läran Om StatenJohan Vilhelm Snellman · Otava Publisher · 18921 okunma
Her çevredeki avcı toplumlar için eşitlikçi bir toplumsal örgütlenmenin fiili bir sistem olduğu hususunda ezici bir mutabakat vardır. Aslında avcı toplumlarda başka hiçbir sistem de işleyemezdi. Zorunlu paylaşım, riski herkesin çıkarına dağıtmanın kısaca en iyi yoluydu: Katılım zorunluluğu. Pragmatik mi? Evet. Asil mi? Bunu demek zor. Bizler bu paylaşma davranışının cinselliğe de uzandığına inanıyoruz. Primatoloji, antropoloji, anatomi ve psikoloji alanlarındaki pek çok araştırma aynı temel sonucu destekliyor: Insanlar ve bizim insansı atalarımız, arkamızda bıraktığımız kabaca birkaç milyon yılın neredeyse tamamını, yetişkinlerin çoğunun herhangi bir zamanda birden çok cinsel ilişki yaşayacağı kadar küçük ve içli dışlı gruplarda geçirdiler. Cinselliğe bu yaklaşım, muhtemelen ancak on bin yıl önce tarımın ve özel mülkiyetin yükselmesine kadar canlıydı. Çok hacimli bilimsel kanıtların yanı sıra, pek çok kaşif, misyoner ve antropolog da zevk verici ayinleri, çekincesizce eş paylaşımları ve suçluluk ya da utanç altında ezilmeyen açık cinsellik hikayelerini kayda almak için harcadıkları mürekkeple bu görüşü desteklemektedir.
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 82. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 11:07
#okudum #kitapyorumu #kitapöneri #düşünceler #sorgulama #morsandıktakiyazılar #insan Kitap Adı: İrade Terbiyesi Yazar: Jules Payot
1000Kitap
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,3bin okunma
Kazananların kendi anlatısını dayattığı tarih yazımında, Aliyev'in kurduğu o uzun soluklu ve sarsılmaz yapı, Elçibey'i sadece bir "başarısızlık prototipi" olarak paranteze aldı. Siyasi literatür onu hep o dar çerçeveye, yani reel politiğin gerçeklerini kavrayamamış romantik bir lider imajına hapsetti. Oysa bu indirgemeci yaklaşım, onun içine doğduğu o acımasız denklemi ve yapısal imkânsızlıkları tamamen göz ardı ediyor. Tarih bazen aktörlere karşı çok adaletsiz davranır. Elçibey, kurumsal sivil araçların neredeyse hiç olmadığı, sıcak savaşın kapıya dayandığı ve ekonomik sistemin çöktüğü o kaotik sahnede sivil, demokratik ve bağımsız bir vizyon yürütmeye çalıştı. Onun geri çekilmek zorunda kalması kişisel bir korkaklık ya da basit bir yetersizlik değil, sahnenin onun taşıyamayacağı kadar ağır, karanlık ve çok aktörlü olmasından kaynaklanıyordu. Tarihsel figürleri sadece aldıkları sonuçlar üzerinden değil, içine düştükleri o dar alanlarda neyi korumaya çalıştıklarıyla da okumak gerekir. Elçibey o yanlış sahnede, o çok zor şartlar altında her şeye rağmen bağımsız ve hür bir Azerbaycan fikrinin fikri zeminini kurdu. O gün o kurumsal sıfır noktasında o tohumun yeşermesine konjonktür izin vermedi ama sahnede bıraktığı o ahlaki ve sivil iz, düzeltmeye çalıştığımız o tek boyutlu tarih anlatısının çok ötesinde derin bir anlam taşıyor.
1000Kitap
Elçibey dönemini sadece mağdur bir idealizm hikayesi olarak okumak dönemin pratik gelişmelerini ıskalamak olurdu. Halk Cephesi iktidarının muhalif medyaya getirdiği kısıtlamalar, Talış ve Lezgi
1000Kitap